FATİH SULTAN MEHMET VE ROMALILIK ŞUURU
Ortaylı, Osmanlı Devleti için “Müslüman Roma” ifadesini kullanıyor:
“Birinci imparatorluk bir Pagan imparatorluğuydu ve gerçek Roma’dır. İkincisi Bizans dediğimiz şey Hristiyan Roma’dır. Üçüncüsü de Türklerin Osmanlısı, Müslüman Roma İmparatorluğu’dur. Bu çok önemli. Gerçek anlamda Romalılık şuuru ile, imparatorluk şuuru ile Fatih Sultan Mehmet’i anıyoruz.”
Fatih’in kendini nasıl gördüğünü ise şöyle aktarıyor:
“Kayseri ‘Rum’ diyor. Hakan Türk oluyor ve Müslümanların emiri, halifedir. Bürokraside öyle bahsederler, dış yazışmalarda falan.”
ROMA’DAN OSMANLI’YA MİRAS
CNN Türk’e konuşan Ortaylı, Roma’nın büyük bir medeniyet olduğunu ve hem Bizans hem Osmanlı’nın bu mirası sürdürdüğünü belirtti:
“Modern dünyaya hukuki katkıları vardır ve kendisinden sonrakileri de etkilemiştir, Bizans’ı etkilemiştir. Osmanlı hukukunda bile kalıntıları vardır.”
FATİH KİTABI’NDA NELER VAR?
II. MURAD DÖNEMİ VE OSMANLI’NIN GENİŞLEMESİ
Kitap, Osmanlı’nın cihan imparatorluğuna dönüşmesinde kilit rol oynayan II. Murad’ın icraatlarıyla açılıyor. Varna Savaşı, İtalyan şehir devletleriyle ilişkiler ve Çandarlı ailesinin siyasi etkisi anlatılıyor.
FATİH’İN YETİŞİMİ VE İSTANBUL’UN FETHİ
Fâtih Sultan Mehmet’in eğitim hayatı ve genç yaşta tahta ikinci kez çıkışı ayrıntılı biçimde anlatılıyor. İstanbul’un fethine yönelik hazırlıklar, kuşatma stratejisi ve sonraki dönemin analizi kitapta geniş yer tutuyor.
ASKERİ DEHA VE YÖNETİM ANLAYIŞI
Fatih’in sadece bir savaş komutanı olmadığı vurgulanıyor:
- 21 seferle Osmanlı topraklarını iki kat büyütmesi
- Saray hayatı ve Enderun sistemi
- Kanunnameler ve yönetim anlayışı
YENİ SINIRLAR, BALKANLAR VE AVRUPA POLİTİKALARI
Fatih’in genişlettiği yeni sınırlar bağlamında Balkanlar ve İtalya’ya yönelik dış politika hamleleri ve etki alanı inceleniyor.
TAHT MÜCADELELERİ VE VERESET SİSTEMİ
Fâtih’in ani ölümü sonrası ortaya çıkan taht mücadeleleri, Bayezid‑Cem çekişmesi ve Osmanlı’daki veraset sistemi detaylı biçimde ele alınıyor.
RÖNESANS, KÜLTÜR VE ENTELEKTÜEL BOYUT
Kitap, Fatih’i yalnızca bir fetih lideri değil, Rönesans ile Osmanlı’nın kültür ve entelektüel ilişkisini kuran bir hükümdar olarak sunuyor. Fatih’in Arapça, Farsça, İtalyanca ve Yunanca gibi dilleri ve kültürlerarası bakışı vurgulanıyor.
BİYOGRAFİ VE DEĞERLENDİRME
Ortaylı, Fatih’i efsanevi bir hükümdar olarak değil, çağının mimarı, çok yönlü bir devlet adamı ve entelektüel figürü olarak yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor.