Kasadolu’nun konuyla ilgili verdiği bilgiler ise şöyle;
Kuzey Kıbrıs’taki Büyük Tehlike!
“İnşaatları KKTC de yapmışlar. Rum tarafı KKTC kendi toprakları kendilerine ait diye mülk gaspından adamı tutuklamışlar. Bu şekil pek çok tutuklu var. İleride TC vatandaşı kuzey Kıbrıs’ta mülk alım satımı yapanlara da,tüm Avrupa Birliği hudutlarında geçerli olan tutuklama çıkaracaklar.
AB nezninde serbest dolaşım beklerken, TC vatandaşlarına bol tutuklama çıkacak gibi görülüyor. Bizim yetkililer herhalde bilmiyorlar bu felaketi…”
Kasadolu’nun bu uyarısını gazeteci Dursun Suna yorumladı.Suna’nın yorumu ise şöyle;
“AB’de Kıbrıs Krizi ve Görmezden Gelinen Tehlike”…
Yazınız, son derece önemli ve genelde kamuoyunun gözünden kaçan bir konuyu gündeme getiriyor.
Kıbrıs Rum Kesimi’nin, KKTC’deki mülkiyet işlemlerini “gasp” olarak nitelendirip uluslararası hukuk mekanizmalarını devreye sokması.
Bu, sadece bir hukuk tartışması değil; aynı zamanda Türkiye–AB ilişkilerini, serbest dolaşım hakkını ve Türk vatandaşlarının Avrupa’daki güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir mesele.
Sizin bu yazınızda sade ama uyarıcı bir dille şunu vurgulamışsınız, “AB içinde serbest dolaşım beklerken, Türk vatandaşlarına bol tutuklama çıkacak gibi görülüyor.
AB’nin, Rum tarafının iddialarını dikkate alarak “mülkiyet gaspı” suçlamalarını uluslararası alana taşımaya başlaması, ciddi bir diplomatik risk oluşturuyor. Bu süreçte Türkiye’nin sessiz kalması, ileride “AB hudutlarında tutuklama” gibi olasılıkların gerçeğe dönüşmesine neden olabilir..”