YAZI:BEKİR ATACAN
(GAZETECİ VE DIŞ POLİTİKALAR UZMANI)
İRAN SAVAŞI: FİLİSTİN’İ
GÖMMENİN YENİ YOLU
Ortadoğu’da savaşlar asla sadece görünen nedenlerle yapılmaz. Her bombanın, her “güvenlik” söyleminin arkasında daha derin bir hesap vardır. Bugün İran’a karşı yürütülen savaş da bunun tipik örneği: Görünürde nükleer tehdit, gerçekte ise Filistin’i tarihten silmeye giden yol.
Bu strateji yeni değil. Binyamin Netanyahu, daha 1993’te yazdığı kitapta çerçeveyi çizmişti. Ona göre Filistin meselesi bir “öz” değil, sadece bir “belirtiydi”. Yani çözülmesi gereken bir adaletsizlik değil, bastırılması gereken daha büyük bir düşmanlığın parçasıydı.
Bu yaklaşım basit ama yıkıcı bir dönüşüm yarattı:
Toprak ve hak mücadelesi, bir anda “medeniyetler savaşı”na çevrildi.
Artık mesele:
• İşgal değil
• Hak değil
• Adalet değil
Mesele, “biz ve onlar”dı.
DÜŞMAN DEĞİŞİR, SENARYO DEĞİŞMEZ
Bir zamanlar bu hikâyenin baş düşmanı Saddam Hüseyin’di. Irak dağıtıldı, ordu yok edildi, tehdit ortadan kalktı.
Peki sonra?
Boşluk anında dolduruldu. Yeni hedef sahneye çıktı: İran.
Yıllardır aynı cümleler dolaşıma sokuluyor:
• “Terörün merkezi”
• “Bölgenin en büyük tehdidi”
• “Nükleer tehlike”
Ama kimse şu soruyu sormuyor:
Tehdit gerçekten mi değişiyor, yoksa sadece hedef mi değiştiriliyor?
ASIL SAVAŞ: GÜNDEMİ KONTROL ETME SAVAŞI
Bugün İran’a atılan her füze, Gazze’deki enkazın üzerini örtüyor.
Mesele askeri değil; mesele dikkat. Dünya bir yere bakarken, başka bir yerde gerçeklik yeniden yazılıyor.
Dünya İran’ı konuşurken:
• Batı Şeria’da yerleşimler genişliyor
• Gazze’de yıkım derinleşiyor
• Filistinliler sessizce yerlerinden ediliyor
Ve en kritik nokta şu:
Bunların hiçbiri artık “acil mesele” sayılmıyor.
Filistin, bir halkın davası olmaktan çıkarılıp bir “insani kriz” başlığına indirgeniyor.
HUKUKUN SUSTURULMASI
Uluslararası hukuk mu?
Kâğıt üzerinde hâlâ var.
• Kararlar alınıyor
• Tutuklama emirleri çıkarılıyor
• Kurumlar ayakta kalmaya çalışıyor
Ama gerçek şu:
Savaş büyüdükçe hukuk küçülür.
Çünkü güç merkezli bir dünyada hukuk, ancak sessizlikte işler. Savaş başladığında tek kural kalır:
Güç kimdeyse, söz de ondadır.
YENİ DÜŞMANLAR ÜRETİLİYOR
İran da yetmiyor.
Aynı söylem genişletiliyor:
• Türkiye
• Katar
Yeni “medeniyet tehditleri” olarak sunuluyor.
Bu bir güvenlik refleksi değil.
Bu, sistematik bir düşman üretimidir.
Çünkü düşman varsa:
• Sorgulama yoktur
• Baskı yoktur
• Hesap verme yoktur
BÜYÜK RESİM: FİLİSTİN’SİZ BİR HARİTA
Tüm tabloyu tek cümlede özetlemek mümkün:
Filistin, savaşın gürültüsü içinde sessizce siliniyor.
İran’la savaşın sonucu ne olursa olsun, bazı sonuçlar şimdiden ortaya çıktı:
• Dikkat kaydırıldı
• Baskı azaldı
• Gerçeklik yeniden yazıldı
Ve belki de en tehlikelisi:
Dünya buna alışıyor.
SON SÖZ
Bu strateji başarıya ulaşırsa, sadece Ortadoğu değişmeyecek.
Yeni bir düzen doğacak:
• Hukukun değil gücün belirlediği
• Adaletin değil anlatının kazandığı
• Gerçeğin değil gündemin hüküm sürdüğü
Ve o dünyada artık şu soru sorulmayacak:
“Filistin’e ne oldu?”
Çünkü cevap çok basit ve çok rahatsız edici olacak:
Kimse bakmazken yok oldu.
#Ortadoğu
#İran
#Filistin
#Gazze
#DışPolitika
#Jeopolitik
#Uluslararasıİlişkiler
#Savaş
#Medya
#Gündem
#Analiz