Son Gazeteci GÜNDEM İSTANBULLULARIN KİŞİSEL VERİLERİ ABD VE İSRAİL’İN ELİNDE MI?

İSTANBULLULARIN KİŞİSEL VERİLERİ ABD VE İSRAİL’İN ELİNDE MI?

Ortadoğu’da son dönemde yaşanan suikast ve istihbarat operasyonları, ülkelerin dijital altyapılarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle İran’da başta Dini Lider Ali Hamaney olmak üzere,üst düzey isimlere yönelik saldırıların “trafik ve şehir izleme sistemleri üzerinden takip” edilerek gerçekleştirildiği iddiaları tartışılırken, Türkiye’de de İstanbul’un veri güvenliği yeniden gündeme geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş yıllarda yaptığı bazı projeler ve sonrasında ortaya atılan “veri sızıntısı” iddiaları kamuoyunda yeni tartışmalar başlattı.

Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL’UN TRAFİK VE VERİ SİSTEMLERİ TARTIŞMA KONUSU

Dünya genelinde şehirlerin akıllı ulaşım ve veri yönetim sistemleri giderek daha fazla stratejik önem kazanıyor. Büyük metropollerde kullanılan trafik kameraları, mobil uygulamalar ve şehir veri merkezleri; vatandaşların günlük hareketlerinden araç plakalarına kadar birçok bilgiyi işleyebiliyor.

İstanbul’da da bu kapsamda geçmiş yıllarda çeşitli “akıllı şehir” ve “trafik optimizasyonu” projeleri hayata geçirilmişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 yılında ABD merkezli kurum ve şirketlerle yaptığı bir proje kapsamında trafik verilerinin analiz edilmesi için yazılım ve teknik destek anlaşması imzaladığı açıklanmıştı.


ABD’Lİ ŞİRKETLERLE

YAPILAN PROJELER

Söz konusu anlaşmanın, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) tarafından sağlanan yaklaşık 5 milyon dolarlık hibe desteğiyle yürütüleceği belirtilmişti. Projenin amacı, İstanbul’daki trafik akışını yapay zekâ destekli veri analizleriyle iyileştirmek olarak açıklanmıştı.

Ancak bazı medya organlarında ve araştırmalarda, bu proje kapsamında trafik kameraları ve şehir içi hareket verilerinin yabancı şirketlerin erişimine açıldığı iddiaları gündeme geldi. Bu iddialara göre İstanbul’daki trafik ve ulaşım verilerinin analiz edilmesi için Amerikan yazılım şirketlerinin sisteme erişim sağladığı öne sürüldü.

Bazı haberlerde ise bu verilerin araç hareketleri, yaya yoğunluğu, Wi-Fi bağlantıları ve toplu taşıma kullanım bilgilerini içerebileceği ileri sürüldü.


 

“KİŞİSEL VERİLER YURT

DIŞINA SIZDIRILDI” İDDİASI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bazı dijital uygulamalarıyla ilgili olarak da soruşturmalar gündeme geldi. Özellikle “İstanbul Senin” adlı mobil uygulama üzerinden vatandaşlara ait bazı verilerin toplanması ve bunların yurt dışındaki şirketlere aktarıldığı iddiaları soruşturma dosyalarına girdi.

Hazırlanan bir iddianamede, bazı uygulamalar üzerinden kullanıcı verilerinin toplanarak yurt dışına aktarılmış olabileceğine ilişkin iddialara ve gizli tanık beyanlarına yer verildiği de basına yansıdı.

Ayrıca yürütülen başka bir soruşturmada, bazı verilerin yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı kişilerle paylaşılmış olabileceği yönünde suçlamalar yer aldı. Ancak bu iddiaların yargı süreci içinde değerlendirildiği ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı belirtiliyor.


 

UZMANLAR NE DİYOR?

Siber güvenlik uzmanları, büyük şehirlerde kullanılan akıllı ulaşım ve veri sistemlerinin son derece hassas olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre bu tür sistemlerde:

  • Trafik kameraları
  • Akıllı şehir sensörleri
  • Mobil uygulamalar
  • Ulaşım kartı ve yolculuk verileri

gibi kaynaklardan büyük miktarda veri toplanabiliyor. Bu nedenle veri güvenliği, şehir yönetimleri ve devletler için kritik bir konu olarak görülüyor.


 

TARTIŞMALAR SÜRÜYOR

İstanbul’daki veri güvenliği tartışmaları, hem siyasi hem de teknik açıdan gündemdeki yerini koruyor. Bir yanda akıllı şehir projelerinin şehir yaşamını kolaylaştırdığı savunulurken, diğer yanda kişisel verilerin korunması ve yabancı şirketlerin erişimi gibi konular kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

Uzmanlara göre asıl belirleyici olacak unsur ise yürütülen soruşturmalar ve yargı sürecinin ortaya koyacağı sonuçlar olacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *