Abdullah Yaman'ın başkanlık yetkilerinden doğan bürokratik koruma kalkanını kaybettiğini ve geçmişte sümenaltı edilen dosyalarla artık yargı önünde yüzleşmek zorunda kalacağını ifade eden Darbaz; hesaplaşmanın uluslararası boyuta taşınacağını vurguladı.

“Sayın Abdullah Yaman Bey, öncelikle 11. Hukuk Dairesi seçimlerinin hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Yeniden başkan olmaya cesaret edemediniz; etseniz de bunca rezilliğe rağmen seçilme ihtimaliniz zaten yoktu. Nitekim varınızı yoğunuzu ortaya koyarak can siperhane desteklediğiniz arkadaşınız Mehmet Tunç da seçimleri kaybetti. Sizin için artık hiçbir şeyin iyiye gitmeyeceği bir döneme girdiğinizi bilmenizi isterim.
Bugün sizin yeni hayatınızın ilk günü. Eğer başkanlık bitti, sorumluluk da bitti zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Bilakis, başkanlık yetkileriniz nedeniyle sizi koruyup kollayanlar artık arkanızda duramayacak. Sümenaltı edilen tüm dosyalarınız gün yüzüne çıkacak. Artık yargılanma ve geçmişle hesaplaşma vakti. Hayat işte; düşmeyeceksin.
Önceki paylaşımlarımda “itiraf edin, belki ahiretinizi kurtarırsınız” demiştim; ancak artık onu da diyemiyorum. Çünkü yargılanmaktan başka çareniz yok gibi görünüyor. Gün geçmiyor ki ocağına incir ağacı diktiğiniz yeni bir dosyayla karşılaşmayayım. İnanın, kararttığınız hayatların hikâyelerini dinlemekten kendi davamı unuttum.
Avukatlarım hazırlık yapıyor. Hiç merak etmeyin, çok yakında hepsini tek tek paylaşacağım. Ancak siz zannettiğimden daha fenaymışsınız. Cesaretinize hayranım, bu kadar aleni hukuki katliam yapmak için ne aldınız ne verdiniz gerçekten merak ediyorum. Aksi halde akıl tutulması olması lazım ki gördüğüm kadarıyla öyle değilsiniz.
Bu arada son bir bilgi de vereyim: FETÖ’den ihraç edilen, Miami’de lüks bir hayat süren ve zenginliğini açıklamadığınız evladınız var ya, yarın itibarıyla Amerika Finansal Suçlar ve Kara Para Aklama Birimi FinCEN’e ve vergi kaçakçılığıyla ilgilenen IRS’e de şikâyetlerimizi yapıyoruz. Bu başvuruların ardından, Meksika’dan kaçak yollarla girmenin de birtakım bedelleri olacak. Ona da ayrıca bakacağız.
Sizin emeklilik planlarınız da boşa gidecek, kusura bakmayın. Daha önce de söylemiştim: Son nefesime kadar sizinle mücadele edeceğim. Çünkü siz, bilerek ve isteyerek, tüm hukuk ilkelerini ve içtihatlarını hiçe sayarak bana zulüm ettiniz. Bunun elbet bir bedeli olacak.Güçlü olan haklı değil, haklı olan güçlüdür.”

20 yıllık hukuk mücadelesi
GMO Grup Yapı’nın ortağı Kâmil Darbaz’ın hukuk mücadelesi, 2007 yılında Erenköy’de hayata geçirilen 330 dairelik bir konut projesiyle başladı. İki ila üç milyon dolar arasında yatırım yaptığı şirketin yüzde elli ortağı olan Darbaz, diğer ortağının münferit imza yetkisini kötüye kullanarak şirketin en değerli varlığını bir şoför üzerinden kurulan paravan şirkete devretmesiyle büyük bir mağduriyet yaşadı. Bu devir işlemlerinin ardından hisselerin Altınbaş Grubu’na geçmesiyle dosyanın seyri tamamen değişti. Darbaz, Altınbaş ailesinin yargı çevresinde ciddi bir nüfuz oluşturduğunu ve yargı kararlarına doğrudan etki ettiğini belirterek, davanın yıllarca çözümsüz bırakıldığını ifade etti.
Anayasa mahkemesi kararına Yargıtay engeli
Yaşanan hukuki garabetler üzerine 2015 yılında Anayasa Mahkemesi'ne başvuran Darbaz, üç yıllık incelemenin ardından 2018'de mülkiyet hakkı ihlali kararı alarak hukuk savaşında önemli bir zafer kazandı. Bu emsal kararın ardından İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi'nin kararına uyarak Darbaz lehine hüküm kurdu. Ancak hukuki çizgide ilerleyen bu süreç, dosyanın temyiz üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne taşınmasıyla yeniden tıkandı. İddialara göre, dönemin daire başkanı Abdullah Yaman, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen süreci yavaşlatmak ve kararı Darbaz aleyhine çevirmek için daireleri dolaşarak özel bir çaba sarf etti.
Dairede FETÖ gölgesi
Kâmil Darbaz’ın Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı ve HSK'ya sunduğu şikayet dilekçelerine yansıyan iddialar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ndeki karanlık yapılanmayı da gözler önüne seriyor. Abdullah Yaman’ın iki oğlunun FETÖ üyeliği nedeniyle kamu görevinden ihraç edildiği ve kardeşinin yurt dışında kaçak durumda olduğu belirtiliyor. Darbaz, Yaman'ın Yargıtay'da adeta örgütün temsilcisi gibi hareket ettiğini ve ekonomik değeri çok yüksek olan 300 dairelik bu davayı kendi başkanlık ettiği heyete düşürmek için dosyanın geliş aylarını bekletip sıra numarası uygulamalarını manipüle ettiğini savunuyor. Yaman'dan önceki başkan Hüseyin Yıldırım'ın da FETÖ'nün yargıdaki taktiksel beyin takımında yer alması, yüksek ticari davaların görüldüğü daire üzerindeki şüpheleri daha da artırıyor.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı görevi sona eren Abdullah Yaman'ın yargıdaki koruma kalkanını kaybettiğini belirten Kamil Darbaz, hesaplaşma vaktinin geldiğini açıkladı
KAYNAK:Yenişafak