Son Gazeteci GÜNDEM ATEŞKESİ BOZMAYA YÖNELİK "BÜYÜK İSRAİL" İÇİN YIKIM POLİTİKASI!

ATEŞKESİ BOZMAYA YÖNELİK "BÜYÜK İSRAİL" İÇİN YIKIM POLİTİKASI!

Songazeteci yazarı, gazeteci-Ortadoğu ve stratejist Eylem Okumuş'un yaptığı analizlere göre, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun izlediği politikalar yalnızca askeri bir strateji değil; bölgesel dengeleri sarsan, uluslararası hukuk tartışmalarını derinleştiren ve uzun vadede kalıcı istikrarsızlık üreten bir yıkım sürecine işaret ediyor.

Okunma Süresi: 4 dk

 

YAZI: EYLEM OKUMUŞ

(GAZETECİ-ORTADOĞU UZMANI VE STRATEJİST)
 

KONTROL KAYBI VE KAOS SİYASETİ

Netanyahu artık sadece tartışmalı bir lider değil; bölgeyi ateşe atarak iktidarını sürdürmeye çalışan bir felaket mimarı. Attığı her adım daha fazla kaos ve derinleşen çıkmazlar yaratıyor. Ortada ne bir zafer var ne de kontrol edilebilen bir süreç; sadece büyüyen enkaz ve tükenen itibar var.

Korku üretmede ustalaştı, çözüm getirmekte başarısız. Güvenlik vaadiyle yıllarca güç topladı; bugün o güvenliğin yerinde ağır tahribat ve bitmeyen gerilim var. Savaşı büyütüyor ama yönlendiremiyor. Ateşkese yanaşıp diğer cephelerde tansiyonu yükseltiyor. Bu, güç gösterisi değil; kontrol kaybını gizleme çabası.

GAZZE’DE SİSTEMATİK YIKIM

Filistin’de tablo bunun en sert göstergesi. Gazze’de siviller hedef alınırken okullar, hastaneler ve altyapılar sistematik olarak yok ediliyor. İnsanlar evsiz bırakılıyor, temel yaşam ihtiyaçlarına ulaşmak neredeyse imkânsız hâle geliyor. Çocuklar ve kadınlar en büyük bedeli ödüyor, sivil kayıplar her gün artıyor. Şehirler sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da harap edilmiş durumda.

Bu artık basit bir çatışma değil; uluslararası hukukun açıkça savaş suçu olarak tanımladığı bir tablo ortaya çıkıyor. Güvenlik söylemiyle örtülmeye çalışılan bu durum, ölçüsüz güç kullanımının ve ideolojik hedefin en çarpıcı yansımasıdır.

LÜBNAN CEPHESİNDE DERİNLEŞEN TEHDİT

Lübnan’da ise durum farklı değil; hatta bölgesel istikrar açısından daha tehlikeli bir boyutta. Sınır ötesi operasyonlar, sivil yerleşim alanlarını hedef alıyor ve halk sürekli korku altında tutuluyor. Tarım arazileri, okullar ve sağlık merkezleri hasar görüyor, yaşam alanları fiilen savaş alanına dönüşüyor.

Gerilim sürekli canlı tutuluyor; her hamle, bölgenin uzun vadeli istikrarını tehdit ediyor. Bu yaklaşım, askeri bir strateji olmanın ötesine geçiyor ve ciddi uluslararası hukuk ihlallerini barındırıyor.

ULUSLARARASI SESSİZLİK VE SORUMLULUK

Ve tüm bunlar olurken dünya sessiz kaldı; gözlerini kapadı ve olan biteni görmezden geldi. Açık ihlaller, sivillerin hedef alınması ve şehirlerin yerle bir edilmesine karşı sessiz kalmak, uluslararası toplumun utanç verici bir suç ortaklığıdır. Güçlü ülkeler politik çıkarlarını masum insanların hayatının üstüne koydu; diplomatik söylemler ise sadece suçları gizlemeye yaradı.

Bu suskunluk, Netanyahu’nun savaş suçlarını cesaretlendirdi ve bedel ödemeden ilerlemesine yol açtı.


“BÜYÜK İSRAİL” HEDEFİ VE İDEOLOJİK GENİŞLEME

Ama asıl amaç çok daha büyük ve daha tehlikeli: “Büyük İsrail” projesi. Bu proje, Filistin ve Lübnan’daki toprakların adım adım kontrol altına alınması, demografik ve siyasi dengelerin zorla değiştirilmesi ve bölgenin sürekli kriz içinde tutulması üzerine kurulmuş bir ideolojik genişleme planıdır.

Her saldırı, her hava harekâtı ve her yerleşim genişletmesi, bu ideolojik hedefin parçası olarak kurgulanıyor. Masum hayatlar, şehirler, altyapı ve uluslararası hukukun temel değerleri bu plan uğruna hiçe sayılıyor. Netanyahu’nun politikaları, yalnızca askeri bir strateji değil; ahlaki ve hukuki sınırları hiçe sayan bir işgal ve ilhak planının uygulaması. Dünyanın sessizliği ise bu suçları meşrulaştırıyor ve failleri cesaretlendiriyor.

TARİH ÖNÜNDE HESAP

Bugün gelinen noktada mesele sadece bir liderin politikaları değil; ortaya çıkan ağır sonuçların nasıl adlandırılacağıdır. Bu tablo, basit bir güvenlik operasyonu değil; uluslararası hukuk açısından savaş suçu tartışmalarının merkezinde duran ve ideolojik genişleme hedefiyle işleyen bir süreçtir.

Netanyahu’nun adımları, masum insanları hedef alan planlı bir yıkım, bölgede kalıcı acı ve utanç bırakıyor; bu suçlar cezasız kalırsa dünya da tarih önünde hesap verecektir.

ETİKETLER
#İsrail #Gazze #Filistin #Lübnan #Netanyahu #OrtaDoğu #SavaşSuçu #UluslararasıHukuk #Büyükİsrail #Jeopolitik 

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *