Güllü’nün ölümünden sonra kızının eski bir arkadaş grubuna attığı mesajlar sosyal medyada yayılmıştı. Mesajlarda “Annem ölsün”, “Keşke ölse” gibi ifadeler yer alıyordu. Bu mesajlar üzerine Tuğyan Ülkem hakkında “kasten öldürmeye azmettirme” ve “şüpheli ölüm” iddiaları gündeme geldi. Savcılık soruşturması hâlâ sürüyor.
Programda gözyaşları içinde konuşan Tuğyan Ülkem Gülter, mesajları kabul etti ancak şunları söyledi:
“Evet o mesajları ben attım ama o an çok öfkeliydim. Annemle sürekli tartışıyorduk, bana şiddet uyguluyordu, hakaret ediyordu. ‘Ölsün’ kelimesini öfkeyle yazdım, asla gerçekten ölmesini istemedim. Kimse annesinin ölümünü istemez. O mesajlar bir anlık sinirle atılmış mesajlardı.”
Güllü’nün yakın arkadaşı olduğu belirtilen Bircan adlı tanık, savcılığa verdiği ifadede “Tuğyan bana ‘Annem balkondan düştü, ittim, çok pişmanım’ dedi” demişti. Tuğyan bu iddiayı sert şekilde yalanladı:
“Bircan abla cenazeden sonra bizimleydi, bana ‘Senin ablanım, senden eminim’ diyordu. 13 gün evimizde kaldı. Sonra birden Ferdi diye biriyle tanıştıktan sonra bu iftiraları atmaya başladı. Karşılığında ne aldı bilmiyorum ama yalan söylüyor. Annem Bircan’dan nefret ederdi, ‘Oğlun uyuşturucu batağında, benden para istedi’ derdi. Adalet önünde hesap verecek.”
Tuğyan Ülkem, Bircan’ın daha sonra kendisinden para istediğini ve “Ferdi beni ve oğlumu öldürmekle tehdit ediyor” diyerek korkuttuğunu öne sürdü. Genç kız, “Savcılığa şikâyet edeceğim dedi, korktum, avukata gittik” şeklinde konuştu.
Olay günü evde sadece Güllü ile kızı Tuğyan’ın bulunduğu belirtiliyor. Otopsi raporunda “yüksekten düşmeye bağlı çoklu travma” sonucu ölüm olduğu yazıyor ancak düşmenin kaza mı, intihar mı yoksa cinayet mi olduğu hâlâ netleşmedi. Balkon korkuluklarının boyu ve güvenlik kamerası görüntüleri de soruşturmanın kritik delilleri arasında bulunuyor.