Son Gazeteci GENEL “SAATİNİ BİLMEDİĞİN KIYAMETİN AKREBİ OLMA!”

“SAATİNİ BİLMEDİĞİN KIYAMETİN AKREBİ OLMA!”

Güvenlik ve Terör uzmanı Abdullah Ağar’ın yaptığı araştırmalara göre; bazı çatışmaların arkasında yalnızca jeopolitik değil, “kıyameti hızlandırma” düşüncesi de yer alıyor.Sorun, inanç değil; şiddeti meşrulaştıran bu tehlikeli akıldır. Çözüm ise kaos değil, barış ve inşadır.

Okunma Süresi: 3 dk

Güvenlik ve Terör uzmanı Abdullah Ağar’ın dikkat çekici yazısı ise şöyle;

“Saatini bilmediğin kıyametin akrebi olma.”

2006 ve 2007 yılında, IŞİD’in (o zamanki adıyla Irak El Kaidesi Samarra’daki Askeriyye/İmameyn Türbesi’ni vurmasıyla bir iç savaş çıkmıştı.

Bu türbede; 10’uncu İmam Aliyü’l Hadi, 11’inci İmam Hasan el-Askerî medfundur ve 12’nci Gizli İmam’ın (yani MEHDİ’nin) buradan zuhur edeceğine inanılır.

Bu saldırı:
- Şii–Sünni fay hattını patlatmayı,
- Devleti çökertmeyi,
- Kontrol edilemez bir kaos üretmeyi amaçlıyordu.

Ve başardı. Irak’ta mezhep savaşı tetiklendi ve yüzbinlerce insan hayatını kaybetti. (Tam bilinmiyor, tahminen ~800 bin)

Sünni tabanlı IŞİD bir kıyametçiydi; kıyamet tetikçisiydi.

Şimdi de İran Devrim Muhafızları içinden “12. Gizli İmam (MEHDİ) gelecek, barış yapmayalım” söylemleri aktarılıyor.

///

O zaman soralım:

Gazze’den başlayarak günümüze erişen jeopolitik amaçlı savaşların güdümü neydi?

KIYAMETÇİLİK!!!

Tek sebep değildi elbet; ama en tehlikeli hızlandırıcıydı.

Samarra 2006–2007: Kıyametçiliğin laboratuvarıydı.
Gazze 7 Ekim 2023’ten başlayan süreç: Kıyametçiliğin küresel sahnesi oldu.

Peki biz bunlardan ne anlamalıyız, ne yapmalıyız?

- Bir yanda Arz-ı Mev’ud’cu Yahudi kıyametçiler,
- Bir yanda Armagedoncu–Neocon–Evanjelik akımlar,
- Bir yanda Milenyumcu FETÖ’cü vb. yapılar,
- Bir yanda Melhame-i Kübracı diğer Sünni kıyametçiler,
- Bir yanda Mehdi’ci Şii kıyametçiler…

Bütün insanlığın başına bela olan bu zihniyettir.

Sorun kıyamete inanmak değil; kıyameti hızlandırmak için kan dökmeyi meşrulaştıran akıldır.

///

Bir de Allah’ı dinleyin:

“Sana kıyametin ne zaman kopacağını sorarlar… Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır.” (A‘raf 7:187)

///

Kur’an böyle derken…

Kıyametçi akıl şunu der:
“Sen bilmezsin, ben bilirim; gerekirse ben çıkarırım.”

Bu, kıyameti hızlandırmak değil…
Tanrı’yı kıyamete zorlamak değil…
Resmen Yaradan’a meydan okumaktır.

Kıyamete inanmak iman, kıyameti imal etmek şirktir.

///

Kıyametçilik, teopolitik terördür. Gaybı çalar, kanla satar.

Döktükleri kan, kehanetlerini besler.

“Kıyameti hızlandıracağım” diyerek savaş çıkaran, insan öldüren; kıyameti getiremez, ama insanı, insanlığı ve geleceği katleder.

///

Benim derdim ise onlar değil…

Benim derdim biz…

Benim milletim, benim devletim, benim dinim…
Bizim gençliğimiz, bizim geleceğimiz, bizim çözümümüz ve vereceğimiz hesap…
Özellikle Yaradan’a olanı…

///

Dedim ya, derdim biz…

Çünkü bu hastalık sadece dışarıda değil, içimizde de dolaşıyor.

O yüzden A‘raf 187, sadece bir ayet değil; bir beka ilkesidir.

Dabık, Amik, gökten inen Mesih, Emevi Camisinde Mehdi’nin arkasında namaz, Şam’da zorunlu savaş…
Bunlar din değil; dogmadır.

Bu rivayetler itikad için değil, ibret içindir. Bunları itikadlaştırıp siyaset üreten, A‘raf 187’yi yani “haşa” Allah’ı çiğner.
Devleti, milleti ve geleceği ateşe atar.

Bu anlayış egemen, etkili, manipülatif olursa;
- Türkiye’yi savaşa iter,
- Türkiye’yi çözümün adresi olmaktan çıkarır,
- Kıyametçi sorunun parçası yapar,
- Ve başkalarının aparatına dönüştürür.

Kıyamet saatini bunlardan öğrenen toplum, saatli bombaya döner.

“Saatini bilmediğin kıyametin akrebi olma.”

Gerçek Müslüman imha etmez; ihya ve inşa eder.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz da budur: barışa katkı ve sistem inşası.

Kıyameti bekleyen değil; kıyamete kadar emaneti taşıyan kazanır.

Saygılarımla.
Abdullah Ağar
19 Nisan 2026

ETİKETLER:

#Kıyametçilik #Jeopolitik #Terör #Barış #Güvenlik #AbdullahAğar

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *