Son Gazeteci GENEL KARTEL LİDERLERİNE OPERASYONLAR NEDEN 22 ŞUBAT’TA YAPILIYOR?

KARTEL LİDERLERİNE OPERASYONLAR NEDEN 22 ŞUBAT’TA YAPILIYOR?

Dünya tarihinin en büyük uyuşturucu baronlarından El Chapo ve El Mencho’ya farklı yıllarda aynı tarihte operasyon düzenlendi.

Okunma Süresi: 4 dk

Uyuşturucu Kartellerinin Karanlık Yüzü: El Chapo ve El Mencho

Dünya genelinde uyuşturucu baronları, yeraltı dünyasının karanlık figürleri olarak bilinir. Bu figürlerin en dikkat çekici olanlarından ikisi, Meksikalı uyuşturucu lordları Joaquín "El Chapo" Guzmán ve Nemesio Oseguera Cervantes, namıdiğer "El Mencho" dur. Her iki isim de yalnızca uyuşturucu kaçakçılığıyla değil, aynı zamanda dünya genelinde insanlık tarihindeki en kanlı çatışmalara neden olan uyuşturucu kartellerinin liderleri olarak ön plana çıkmışlardır. İlginç bir şekilde, El Chapo ve El Mencho'ya farklı yıllarda düzenlenen operasyonlar, aynı tarihlere denk gelmiştir. Bu durum, yasa dışı faaliyetlerin ve bu faaliyetlerle mücadeledeki zorlukların ne denli karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

El Chapo, Sinaloa Karteli'nin lideridir ve 1990'ların sonlarından itibaren dünyanın en güçlü uyuşturucu baronlarından biri olarak kabul edilmektedir. 2015 yılında, Meksika'nın en güvenli hapishanelerinden biri olan Altiplano'dan kaçmasıyla dünya çapında ses getirmiştir. 2016 yılında tekrar yakalanmış ve 2019 yılında ABD'de yargılanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. El Chapo’nun yükselişi, sadece kendi çabalarıyla değil, aynı zamanda Meksika'nın zayıf hukuk sistemleri ve yolsuzluklarıyla da şekillenmiştir. Onun hikayesi, Rodríguez ve birçok diğer uyuşturucu baronunun yükselişiyle birlikte, Meksika'nın içindeki savaşın dikkat çekici bir örneğini sunmaktadır.

Öte yandan, El Mencho, Cárteles Jalisco Nueva Generación (CJNG) olarak bilinen yeni nesil bir kartelin lideridir. El Mencho, El Chapo kadar eski bir figür olmasa da, hızla büyüyen ve Meksika'nın en güçlü uyuşturucu kartellerinden biri haline gelen CJNG’nin lideri olarak dikkat çekmektedir. El Mencho’nun yükselişi, büyük ölçüde El Chapo'nun ve Sinaloa Karteli'nin güç kaybetmesiyle ortaya çıkmıştır. 2015 yılında El Chapo’nun tekrar yakalanmasından sonra Meksika'daki uyuşturucu ticaretinin doğasında bir değişim yaşanmış, bu durum El Mencho’nun avantajına olmuştur. Bugüne kadar, El Mencho'ya karşı birçok operasyon düzenlenmiş, fakat hala yakalanmamıştır ve bu durum, onun gücünü ve etki alanını artırmıştır.

Operasyonların Zamanlaması ve Meksika'nın Uyuşturucu Sorunu

Her iki barona düzenlenen operasyonların aynı tarihlere denk gelmesi, sadece bir tesadüf değil, aynı zamanda Meksika'nın uyuşturucu sorununun ne kadar derin olduğunu gösteren bir bağıntıdır. Uyuşturucu kartellerinin liderleri arasındaki çatışma, yalnızca bu bireylerin sahibi olduğu ağlarla sınırlı kalmaz; toplum üzerinde, özellikle yoksul bölgelerde büyük ekonomik etkiler yaratmaktadır. Bu durum, yerel halkın sadece uyuşturucu ticaretinden değil, aynı zamanda kartellerin yarattığı şiddetten de nasıl etkilendiğini göstermektedir.

2021 yılında El Mencho'ya düzenlenen operasyon, Meksika hükümetinin uyuşturucu ticaretiyle mücadele konusunda ne kadar kararlı olduğunu gösterirken, El Chapo'ya yönelik 2016 yılındaki operasyon ise yasal sistemin ve uluslararası iş birliğinin önemini gözler önüne sermektedir. El Mencho’nun yakalanması, Meksika'daki uyuşturucu savaşına dair belirsizlikleri sona erdirebilir veya başka bir kartelin güç kazanmasına yol açabilir. Yine de, her iki durumda da halkın yaşadığı kayıplar ve çatışmaların ortasında, uyuşturucu sorunuyla etkin bir şekilde başa çıkabilmek için çok daha kapsamlı bir strateji gerekmektedir. Bu stratejilerin içerisinde eğitim, sağlık hizmetleri ve ekonomik fırsatlar sağlama gibi geniş kapsamlı politikaları da barındırması gerektiği açıktır.

Meksika'daki uyuşturucu savaşında, güvenlik güçleri yalnızca uyuşturucu baronlarıyla değil, aynı zamanda bu baronların yönettiği, insanların yaşamlarını doğrudan etkileyen şiddet dolu bir ortamla da savaşmak durumunda kalıyor. Bu savaşların sonucunda, binlerce masum insan hayatını kaybetmiş, aileler parçalanmış ve toplumlar büyük bir travma yaşamıştır. Sadece gyüzyüze mücadele değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin de yaşanması gerekmektedir. Yani, uyuşturucu sorunu sadece bir suç meselesi değil, aynı zamanda bir sosyal sorun olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, El Chapo ve El Mencho gibi figürler, yalnızca kendileriyle sınırlı kalmayıp, bir ulusun belirsizliğini ve zorluklarını temsil ederler. İki farklı yılda aynı tarihe denk gelen operasyonlar, bu figürlerin ve onların yarattığı suç dalgasının ne kadar derin ve köklü olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Meksika'daki uyuşturucu sorununa dair köklü bir çözüm oluşturmak için sadece geçici önlemler yeterli olmayacak; çok yönlü bir yaklaşım ve kararlı bir adım gerekmektedir. Her iki barona karşı yürütülen operasyonlar ise sadece bir başlangıçtır; asıl olan, bu savaşın kazanılabilmesi için gerekli olan daha derin sosyal değişimlerin sağlanmasıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *