Son Gazeteci GENEL İŞ İNSANI MURAT ÜLKER'DEN RAMAZAN BAŞLANGICI İTİRAZI!

İŞ İNSANI MURAT ÜLKER'DEN RAMAZAN BAŞLANGICI İTİRAZI!

İş insanı Murat Ülker, her yıl Ramazan başlangıcında yaşanan hilal tartışmalarına ilişkin, "Bu mesele bir tahmin veya takvim hesabı değil, taabbüdi bir ibadetin parçasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Okunma Süresi: 3 dk

İş insanı Murat Ülker, İslam dünyasında her yıl Ramazan ayı başlangıcında gündeme gelen hilal görünümü ve takvim tartışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Ramazan ayının başlangıcının tartışılacak bir konu olmadığını ve Hazreti Peygamber tarafından net bir şekilde belirlendiğini vurgulayan Murat Ülker, "İtirazım var" başlığıyla yayımladığı mesajında, "Her sene Müslümanlar arasında bir münakaşa konusu olan Ramazan ayının başlangıcı aslında tartışılacak bir konu değildir. Zira konu gayet açık bir şekilde Hz. Peygamber (sav) tarafından belirtilmiştir. Çünkü bu mesele bir tahmin, takvim hatta sadece teknik bir astronomi hesabı değildir." dedi.

Murat Ülker 'itirazım var' diyerek paylaştı: "Ramazan takvimle değil, hilalle başlar" - Resim : 1

 

Konunun ibadet boyutuna ve tarihsel arka planına dikkat çeken Ülker, "Zira o vakitten binlerce yıl önce yazı bulunmuş, eski Mısır medeniyetinde bile burçlar hakkında bilgi vardı. Bu aslında taabbüdî bir ibadetin parçasıdır. Taabbüd, ibadet etmek, kulluk etmek demektir. Taabbüdî olan şey ise, hikmetini tam kavramasak bile, Allah’ın emrettiği şekilde ve kulluk niyetiyle yerine getirilir." değerlendirmesinde bulundu.

HERKES İÇİN ANLAŞILIR BİR ÖLÇÜ KONMUŞTUR: ÇIPLAK GÖZLE GÖRMEK

Hazreti Muhammed'in "Hilali görünce oruca başlayın, hilali görünce bayram edin. Eğer hava bulutlu olursa, ayı otuza tamamlayın" hadisini hatırlatan Murat Ülker, bu hadisin sahih olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Bu bağlamda hilalin görülmesi meselesi de yalnızca pozitif bilimle sınırlandırılamaz. Nitekim kolaylık da buradadır. Her yerde, her zaman, herkes için anlaşılır bir ölçü konmuştur: Çıplak gözle görmek! Eğer bir sebeple mesela hava kapalıysa görmek kabil değilse, o vakit bir gün geç başlar Ramazan veya ayın sonunda bir gün geç başlar Bayram. Yani emir budur, araştırmak, hesap etmek, rasat etmek istenmemiştir, tıpkı sabah iki, öğlen, ikindi ve yatsı dörder, akşam üç rekat farz namaz kılınması emrolunduğu gibi."

ASTRONOMİK OLARAK MÜMKÜN DEMEK FİİLEN GÖRÜLMÜŞTÜR DEMEK DEĞİLDİR

İnsanlığın gelişimi ve astronomi ilmindeki ilerlemelerin dini hükümleri değiştiremeyeceğinin altını çizen Murat Ülker, konuya şu sözlerle işaret etti:

"Haydi artık insanlık tekamül etmiştir ve haşa şariinin öngöremediği şekilde biz artık astronomi ilmine vakıf olmuşuzdur, diyebilir miyiz? Hayır. Müspet ilimler tecrübîdir; ihtimal hesabı içerir. Astronomi 'görülebilir' der ama bu, mutlak kesinlik değildir. Görüş; atmosfer, nem, bulut, ufuk şartları gibi birçok etkene bağlıdır. Yani 'astronomik olarak mümkün' demek, 'fiilen görülmüştür' demek değildir."

Ülker, sözlerini "Bu nedenle dini tamamen astronomik hesapla sınırlandırmak, ibadetin bu taabbüdî yönünü göz ardı etmek olur." ifadeleriyle tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *