Milli İstihbarat Teşkilatı'nın 2025 yılı faaliyet raporu yayımlandı. MİT Başkanı İbrahim Kalın, teşkilatın milli güvenliği ilgilendiren her alanda ülkenin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirdiğini ifade etti.
Kalın'ın ifadeleri şu şekilde: Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı; 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu’nda düzenlenen görev ve yetkiler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne, güvenliğine, anayasal düzenine ve millî gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam etmektedir.
Savaş ve çatışmaların gölgesinde geçen 2025 yılı; küresel norm ve değerlerin zedelendiği, mevcut uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığı, stratejik dengelerin yeniden tanımlandığı, jeoekonomik dengelerin hızla değiştiği ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklerin katlanarak arttığı bir yıl olmuştur. Bu süreçte, geleneksel güvenlik tehditleri giderek hibrit karakter kazanmış, belirsizlik ve kaosun etkisi tüm dünyada hissedilir hâle gelmiştir.
Gazze’de yılın ortasında arabulucu ülkelerin desteğiyle 60 günlük geçici ateşkes sağlansa da kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş, İsrail’in Lübnan, Suriye, Yemen, İran’ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir. Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri desteği ile Rusya’nın endüstriyel yıpratma stratejisi arasında bir kilitlenme noktasına ulaşmış; taraflar masada toprak tavizi ve güvenlik garantileri arasında sıkışırken, savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir.
Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ise ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle “yeni soğuk savaş” karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür.
Küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bu tarihsel kavşakta Türkiye; 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenliğinde stratejik bir “denge ve tahkimat” dönemi yaşamıştır.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' MESAJI
Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir.
Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında Devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır.
Küresel sistemdeki bu türbülansın ortasında yer alan ve dışsal tehditlerin iç güvenlik dengeleriyle iç içe geçtiği bu ortamda Teşkilâtımız; sürekli değişen tehditlere karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin iç ve dış güvenlik anlayışını etkilemek, proaktif politikalar üretilmesine destek vermek ve alınan stratejik kararların uygulanmasını sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedir.
göstermektedir.
"FARKLI ÖRGÜTLERLE MÜCADELE EŞ ZAMANLI YÜRÜTÜLDÜ"
Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığımız, Devletimizin ve kurumlarımızın istihbarat gereksinimlerini karşılarken, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekte ve klasik istihbarat yöntemleriyle birleştirerek hibrit bir çalışma yöntemi izlemektedir. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için “Vatan İçin Her An Her Yerde” şiarıyla çalışan Teşkilâtımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere millî güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır.
Dış istihbarat yaklaşımını; Devletimizin dış politika hassasiyetlerine ve stratejisine uygun olarak şekillendiren MİT Başkanlığımız; proaktif ve öncü bir ruhla hareket ederek hem sahada hem de masada faaliyet alanını genişletmeye ve stratejik karar alma süreçlerindeki rolünü ileri seviyeye taşımaya devam etmektedir. Dış istihbaratta, gönül coğrafyamız başta olma üzere dünyanın her bölgesine ulaşmak amacıyla vizyonunu genişleten Teşkilât; Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür.
Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir.
Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise Teşkilât olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır.
Ülkemiz ve bölge için güvenlik başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutta ciddi kazanımlar sunacak olan Terörsüz Türkiye sürecinde doğrudan görev üstlenen Teşkilâtımız; yürütülen çalışmalarda tüm olası senaryoları hassasiyetle irdelemiş ve teyakkuzu elden bırakmadan adımlarını atmıştır.
Yurtdışından ülkemiz aleyhinde dezenformasyon faaliyetlerini sürdüren ve ülkemiz topraklarında aktif faaliyet yürütemeyen FETÖ ile mücadelede MİT; örgütün yurtdışında faaliyet alanlarını genişletme girişimlerini engellerken ülkemizde bulunan örgüt üyelerinin güvenlik güçleriyle koordineli şekilde yakalatılmasını sağlamıştır.
"CASUSLUK VE AJAN AĞLARI DEŞİFRE EDİLDİ"
Radikal örgütlerle mücadelede; DEAŞ başta olmak üzere radikal örgüt mensuplarının tespitine yönelik hassas çalışmalar yürüten Teşkilât, yurtiçi ve yurtdışında birçok örgüt mensubunun yakalatılmasını sağlamış, söz konusu terör tehdidiyle doğrudan mücadele eden Afrika ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkeyle müşterek çalışmalar yürüterek radikal örgütlerin eylem arayışlarına karşı operasyonel faaliyetlere destek vermiştir.
Hasım ülkelerin istihbarat servisleri, söz konusu servislerle ilişkili uluslararası organizasyonlar ve taşeron kurum/kuruluşlarca ülkemiz aleyhinde yürütülen istihbarat çalışmalarının tespitine yönelik çalışan Teşkilâtımız, 2025 yılında da casusluk faaliyetlerinin akamete uğratılmasını ve ajan ağlarının deşifre edilmesini sağlamıştır. Yürütülen bütün çalışmalarımızda teknik istihbarat kabiliyetimiz elimizi güçlendirmekte, istihbarat ekosistemimize hız ve derinlik katmaktadır. Büyük veri analizi, yapay zekâ uygulamaları, görüntü istihbaratı,
sinyal istihbaratı, uydu istihbaratı ve siber istihbarat alanlarında kaydettiğimiz her aşama MİT Başkanlığını rekabet ettiği emsal istihbarat servisleri arasında da farklı bir noktaya taşımaktadır.