A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Dr. Umut Elbir'e göre; Türkiye’de inşaat sektörü güçlü ve dinamik bir yapıya sahip. Ancak yoğun iş temposu, yetiştirme baskısı ve maliyet kaygıları çoğu zaman güvenliği geri plana itebiliyor. "Oysa şantiyede her malzeme, her bağlantı, her çapraz destek; bir işçinin hayatını taşıyan kritik unsurlardır." diyen Elbir, kaza sonrası Şantiyeden yansıyan fotoğraflara dikkat çekiyor:

"Fotoğraflarda dikkat çeken unsurlar, yalnızca iskelelerin sayısı ya da büyüklüğü değil. Dizilişlerdeki uyumsuzluk, Birbirine giren taşıyıcılar, Standart dışı görünen bağlantılar, Yükün nasıl dağıldığının anlaşılmaması… Tüm bunlar, iş güvenliği disiplininin sahadaki uygulama kalitesine dair önemli ipuçları veriyor. Bizde zaman zaman -Bugün böyle idare etsin. Sonra düzenleriz.- Şimdilik böyle kalsın.- gibi yaklaşımlar öne çıkabiliyor. Ancak yüksek riskli alanlarda -idare etmek-, kazaların ilk adımıdır." dedi.
ELBİR: "İSKELE BİR YIĞIN DEĞİL SİSTEMDİR!"
Akademisyen Umut Elbir şöyle devam ediyor: "Uluslararası standartlar açık bir şekilde söyler ki bir iskele, sadece metal bir yığın değil; teknik hesaplara dayanan, sertifikalı malzeme gerektiren ve her gün kontrol edilmesi gereken bir sistemdir. Türkiye’de bu standartlara uygun, örnek gösterilecek şantiyeler elbette var. Fakat tek bir gevşek bağlantı bile büyük bir kazaya neden olabilecek kadar kritiktir." Özellikle Metro Şantiyesi gibi devasa çalışma alanlarına daha fazla denetim olması gerektiğini söyleyen A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Umut Elbir, aksi halde ölüme davetiye çıkmasının sürpriz olmadığını vurguluyor.

YARALILARIN TEDAVİLERİ SÜRÜYOR
Öte yandan yapılan kontrollerde kazada yaralanan işçilerden M.G.'nin kemik kırığı oluşacak şekilde ve basit tıbbi müdahale ile iyileşemez nitelikte, mağdur C.G.'nin basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir nitelikte, mağdur S.E.'nin ise kemik kırığı oluşacak, basit tıbbi müdahale ile iyileşemez ve hayati tehlike teşkil etmeyecek şekilde yaralandığı tespit edildi.
BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca atanan uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 16 Ekim 2025 tarihli kusur raporuna göre, meydana gelen kazanın oluşumunda taşeron firma BMA Enerji Mühendislik İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi sahibi ve yetkilisi B.Ç. ile aynı şirkette şantiye şefi olarak görev yapan O.Ç.'nin asli kusurlu olduğu belirlendi. Kazada hayatını kaybeden Selahattin Erdoğan ve yaralanan 4 kişinin ise tali kusurlu oldukları tespit edildi.

ŞANTİYE ŞEFİ VE ŞİRKET SAHİBİ TUTUKLANDI!
Yürütülen soruşturma kapsamında taşeron firma BMA Enerji Mühendislik İnşaat Sanayi ve Limited Şirketi sahibi B.Ç. ile aynı şirketin şantiye şefi O.Ç., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler 'Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma' suçundan çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanarak cezaevine gönderildi.