Son Gazeteci GENEL FEHMİ ÖZTÜRK:"BENİM DOSYAMDAKİ “MUCİZE” NASIL GERÇEKLEŞTİ?"

FEHMİ ÖZTÜRK:"BENİM DOSYAMDAKİ “MUCİZE” NASIL GERÇEKLEŞTİ?"

İş insanı Fehmi Öztürk’ün kamuoyunda “50 MİLYON DOLARLIK DOLANDIRICILIK VE KUMPAS” olarak bilinen dava sürecine ilişkin sert açıklaması, sadece Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararlarını değil, aynı zamanda yargı ile medya arasındaki gerilimi de ülke gündemine taşıdı. Sosyal medyada gazeteci Zihni Çakır’ın Yargıtay Başkanı Abdullah Yaman’a yönelik sert mesajlarıyla birlikte tartışma daha da büyüyor.

Okunma Süresi: 5 dk

 

İŞ İNSANI FEHMİ ÖZTÜRK’TEN SERT TEPKİ!

Öztürk, özellikle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, İstanbul Çağlayan’daki 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından onanan kararı yeniden yerel mahkemeye göndermesini sert sözlerle eleştirdi.

Öztürk’ün ifadelerine göre süreç şu şekilde gelişti:
1. Eski milletvekili Cuma İçten ve çevresindeki sözde tahkim heyeti tarafından alınan karar, yaklaşık sekiz yıl önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 2018/2 E., 2018/6 K. sayılı kararı ile iptal edildi.
2. Bu karar, Fırat Muşlu’nun avukatı tarafından temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/781 E., 2019/2161 K. sayılı kararı ile söz konusu tahkim kararının iptalini onayladı.
4. Daha sonra İstanbul Çağlayan’daki 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2021/157 esas sayılı menfi tespit davası açıldı.
5. Mahkeme, 2021/965 sayılı kararıyla, kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle tahkim kararının iptal edilmesine; bu tahkim kararıyla ele geçirilen şirket hisselerinin iadesine ve yine tahkim ekibi tarafından 08.05.2018 tarihli belge ile ele geçirilen senetlere ilişkin icra takibinin iptaline karar verdi.
6. Bu karar daha sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/528 E., 2024/953 K. sayılı kararıyla onandı.

Bu kararın ardından dosya, Öztürk’ün eski ortağı Fırat Muşlu tarafından Yargıtay’a taşındı.

Yaklaşık iki yıl boyunca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nde bekleyen dosya, yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderildi.

Bu gelişmenin ardından davacı iş insanı Fehmi Öztürk, kararın usul ihlalleri içerdiğini ve davanın adil yönetilmediğini ileri sürerek sert tepki gösterdi.

 

 

YARGITAY KARARINA TEPKİLER!

Öztürk, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararına ilişkin tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Aksi bir durum, Cuma İçten tarafından oluşturulan bu düzmece yapının hukukun ve kesinleşmiş mahkeme kararlarının üstüne çıkarılması anlamına gelir ki, bu ne mümkündür ne de kabul edilebilir. Adalet ve hukuk devleti ilkesinin gereği budur.”

İKİ YILLIK DAVA: BORÇ OLMADIĞINA HÜKMEDİLDİ

Fehmi Öztürk’ün eski ortağı Fırat Muşlu’ya karşı İstanbul Çağlayan’daki 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı “menfi tespit” davası yaklaşık iki yıl sürdü.

Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda Öztürk’ün Muşlu’ya herhangi bir borcunun bulunmadığına hükmetti. Ayrıca usulsüz şekilde düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği belirtilen senetlerin iptaline karar verildi.

Kararda ayrıca Durak Plus Gayrimenkul A.Ş.’deki hisselerin yarısının Fehmi Öztürk’e ait olduğu da hüküm altına alındı.

İSTİNAF DA YEREL MAHKEMEYİ HAKLI BULDU

Yerel mahkemenin kararına itiraz eden Fırat Muşlu dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı.

Yaklaşık iki yıl süren incelemenin ardından istinaf mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı.

DOSYA YARGITAY’A TAŞINDI

Bunun üzerine Muşlu, dosyayı bu kez Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne götürdü.

Yaklaşık iki yıl boyunca Yargıtay’da bekleyen 2023/528 numaralı dosya hakkında karar çıktı. Daire Başkanı Abdullah Yaman’ın da yer aldığı heyet, dosyanın yeniden incelenmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi.

GERİ GÖNDERME GEREKÇESİ: “DELİLLER TOPLANMADI”

Yargıtay kararında, 8 Mayıs 2018 tarihli bir belgenin yeterince değerlendirilmediği ve bazı delillerin eksik toplandığı gerekçesiyle dosyanın yeniden görülmesi gerektiği ifade edildi.

Söz konusu belgede, “tahkim” adı altında oluşturulduğu öne sürülen ve hukuki dayanağı tartışmalı bir heyetin, Fehmi Öztürk’ten alınan ve ticari niteliği bulunmadığı iddia edilen senetlere ilişkin işlem yaptığı iddiaları yer alıyor.

HUKUK ÇEVRELERİNDE TARTIŞMA BAŞLADI

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar, davayı yakından takip eden hukuk çevrelerinde tartışma yarattı.

Bazı hukukçular, yerel mahkeme ve istinaf tarafından onanan bir kararın bu gerekçeyle bozulmasının hukuk pratiğinde nadir görülen bir durum olduğunu ifade ediyor.

Dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesiyle birlikte, yıllardır devam eden davanın yeni bir yargılama süreciyle devam etmesi bekleniyor.

GÜNDEME DAMGA VURAN POLEMİK: ZİHNİ ÇAKIR’IN MESAJLARI

Gazeteci Zihni Çakır da sosyal medya paylaşımlarıyla tartışmaya dahil oldu. Çakır, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman’a yönelik eleştirilerini sert bir dille dile getirdi.

Çakır, söz konusu dava dosyasıyla ilgili olarak Yaman ile WhatsApp üzerinden iletişim kurduğunu, dosyanın içeriğine ilişkin bazı belgeleri kendisine ilettiğini iddia etti.

Gazeteci Çakır’a göre, Yaman başlangıçta dosyadan haberi olmadığını belirtmesine rağmen karar açıklandığında dosyanın yer aldığı heyette başkan olarak yer aldı. Çakır, bu durumun kendisinde soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.

Çakır ayrıca kamuoyunda “50 milyon dolarlık dolandırıcılık ve kumpas dosyası” olarak anılan davanın arka planına ilişkin şüphelerini de gündeme taşıdı.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ BAŞKANI ABDULLAH YAMAN’DAN TEPKİ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman ise kendisine yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi.

Yaman, sosyal medya üzerinden yapılan bazı yayınlara karşı açıklamalarda bulunarak iddiaları reddetti ve söz konusu haberleri “iftira” olarak nitelendirdi.

Bazı haberlerde Yaman’ın, hakkında ortaya atılan iddialar karşısında hukuki girişimlerde bulunabileceğini dile getirdiği de ifade edildi.

MEDYADA GENİŞ YANKI BULDU

Dava süreci, çeşitli medya kuruluşlarının da gündemine taşındı. Birçok yayın organı, iş insanı Fehmi Öztürk’ün davacı olduğu dosyadaki gelişmeleri manşetlerine taşıdı.

Haberlerde, yüksek yargıda verilen bazı kararlar ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman’ın rolü de tartışma konusu oldu.

HUKUK, MEDYA VE KAMUOYU ARASINDA GERİLİM

Ortaya çıkan tartışma yalnızca bir dava dosyasıyla sınırlı kalmadı. Yargı ile medya arasındaki ilişki, yargı kararlarının şeffaflığı ve kamuoyunun yargıya duyduğu güven de yeniden gündeme geldi.

Hukuk çevrelerinde, dava sürecine ilişkin tartışmaların sadece hukuki bir mesele olmadığı; medya haberleri, sosyal medya paylaşımları ve yargı içindeki değerlendirmelerle daha geniş bir kamuoyu tartışmasına dönüştüğü ifade ediliyor.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VURGUSU

Tüm bu gelişmelerin ardından iş insanı Fehmi Öztürk, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla davanın hukuki açıdan hatalı yürütüldüğünü ve usulsüzlük iddialarının araştırılması gerektiğini savundu.

Öztürk açıklamasında, “Kesinleşmiş mahkeme kararlarının hiçe sayılması adaletin çarpıtılması anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

“Hukukun üstünlüğü her şeyin üzerindedir. Sözde tahkim kararlarının yasallaştırılması mümkün değildir” diyen Öztürk, sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *