Eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı ve avukat Serdar Öktem, 6 Ekim’de İstanbul Büyükdere Caddesi, Zincirlikuyu mevkiinde aracında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 13 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Şüphelilerden dokuzu tutuklanırken, dört kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cinayette iki kalaşnikof ve iki tabanca kullanıldığı belirtildi.

"REİS KONU İLE İLGİLENECEK"
Olayla ilgili yakalanan 18 yaşından küçük şüphelilerden 17 yaşındaki Muhammet Kaplan, etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadesinde, cinayetin hazırlık sürecini ve olay gününü ayrıntılarıyla anlattı. Kaplan, Gaziantep’te nenesiyle yaşadığını, liseden ayrıldığını ve çalışmadığını söyledi.
Kaplan, cinayete karışan kişiler arasında Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Baran Yıkılmaz lakaplı Mustafa Aktürk, Sidar Öz, Semih Aydın, Ejder Parlak ve Cengizhan Üzümcü olduğunu belirtti. İfadesinde, “Gaziantep’ten Ejder ve Cengizhan ile mahalleden arkadaşız. İstanbul’a geldiğimizde Sidar Öz ve Semih Aydın ile aynı evde kaldık. Sidar ve Ejder bazı telefon görüşmelerini yapıyordu. Bu görüşmelerde ‘Gaddar’ diye seslendikleri Mustafa Aktürk, ‘Fercio’ ve ‘Erko’ adındaki kişilerle bağlantı vardı. Sidar, konuşmalardan sonra ‘Reis konu ile ilgilenecek’ dedi. Daha sonra bu kişinin Beratcan Gökdemir olduğu anlaşıldı” ifadelerini kullandı.
GAZİANTEP’TEN İSTANBUL’A: HAZIRLIK SÜRECİ
Kaplan, olaydan yaklaşık iki buçuk hafta önce Gaziantep’ten İstanbul’a geldiklerini anlattı. “Ejder bizi İstanbul’a çağırdı. Otobüs biletlerimizi ayarladı. İstanbul’a gelince otellere gittik. Gaddar isimli kişi, otel ve ihtiyaçlarımız için para gönderdi. Daha sonra Esenler’deki 422. Sokak’taki bir eve yerleştik. Evde ben, Cengizhan ve Ejder kaldık. Sidar Öz ve Semih Aydın da bize katıldı. Evde uyuşturucu kullandık. Silahlar bize gösterildi ve kullanım talimatı verildi. Kimi zaman keleş, kimi zaman tabanca kullanıyorduk” dedi.
Kaplan, evdeki gündelik yaşamı ve hazırlıkları da anlattı: “Para eksik olduğunda Sidar veya Ejder Gaddar’ı arıyordu. Telefonla yapılan görüşmeleri bize göstermiyorlardı, sadece seslerini duyuyorduk. Bir gün Sidar, kendi telefonundan Signal uygulamasıyla ‘Reis’ diye seslendiği kişiyle görüştü. Daha sonra bu kişinin Beratcan Gökdemir olduğu ortaya çıktı. Bize sürekli talimatlar geldi ve ‘artık Reis konu ile ilgilenecek’ dendi.”
"TEHDİT EDİLDİK KORKUTULDUK"
Kaplan, cinayet günü yaşananları detaylı anlattı: “Sabah saat 06.30’da siyah bir Cupra araçla evden çıktık. Aracımızda Sidar Öz, Semih Aydın, Ejder Parlak, Cengizhan Üzümcü ve ben vardım. Hedefe geldiğimizde Sidar telefonda talimatlar aldı. Araçtan inip silahları kullandık. Ben keleşi kullanmaya çalıştım ancak silah çalışmadı. Olay sırasında Sidar ve ben silah kullandık. Sonrasında araçla ormanlık bir alana gittik, kıyafetlerimizi değiştirdik ve telefonlarımız kırıldı. Taksici bizi otogara bıraktı. Sidar, ‘Telefonun kırıldığı için sana 3 bin TL daha vereceğim’ dedi. Telefonda bir kişi, ‘50 bin TL atayım gidin kokain, viski alın’ dedi. Bu süreçte sürekli tehdit edildik ve korkutulduk.”