Son Gazeteci GENEL ATEŞKES DEĞİL:KONTROLLÜ DURAKLAMA,GECİKTİRİLMİŞ ÇATI!

ATEŞKES DEĞİL:KONTROLLÜ DURAKLAMA,GECİKTİRİLMİŞ ÇATI!

Songazeteci yazarı, gazeteci, Ortadoğu uzmanı ve stratejist Eylem Okumuş’un analizlerine göre; sahada “ateşkes” olarak sunulan süreç, gerçekte tarafların kontrol kaybını önlemeye çalıştığı, çatışmayı zamana yayarak yönettiği stratejik bir duraklamadan ibaret.

Okunma Süresi: 3 dk

YAZI:EYLEM OKUMUŞ

(GAZETECİ-ORTADOĞU UZMANI VE STRATEJİST)

ATEŞKES Mİ, STRATEJİK ARA MI?
Ortaya çıkan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: “Ateşkes” diye anlatılan şey, aslında sahadaki çatışmadan çok daha derin bir güç oyununu perdelemek için kullanılan bir ara başlık.

Çünkü ortada netleşmiş bir anlaşma yokken ateşkes varmış gibi konuşulması, bunun askerî değil, psikolojik ve diplomatik bir hamle olduğunu gösteriyor. Zamanlama ise her şeyi ele veriyor. Saldırı eşiğine gelinmişken bir anda “durduk” denmesi, tarafların barışa yaklaştığını değil, kontrolü kaybetmek üzere olduklarını düşündürüyor. Bu noktada devreye giren her arabulucu, aslında çözüm üretmekten çok çöküşü geciktirir.

 

PAKİSTAN’IN KRİTİK DENGESİ
Pakistan’ın rolü de tam burada anlam kazanıyor. Dışarıdan bakıldığında ABD’ye yakın duruyormuş gibi bir görüntü var; özellikle geçmişte Trump’ın Pakistan askerî komutanlığına yönelik kurduğu olumlu temas dili hatırlandığında. Bu ilişki yeni değil; aksine yıllardır açık tutulan bir hat. ABD’nin sahada doğrudan konuşmakta zorlandığı anlarda devreye giren, güvenilir bir ara kanal. Bu yüzden Pakistan’ın bugün öne çıkması tesadüf değil.

Ama bu durum, Pakistan’ın tek taraflı hareket ettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, en kırılgan noktada duran ülkelerden biri olarak hem ABD’yi karşısına alamaz hem de İran’la gerilimi tırmandıramaz. Yani yaptığı şey taraf tutmak değil, iki tarafın da sert çarpışmasını geciktirmek. Bu da onu barış kurucu değil, kriz yöneticisi yapıyor.

 

ENERJİ HATLARI VE MALİYET HESABI
Konuşulan süreler, özellikle “kısa süreli ateşkes” vurgusu, meselenin insani değil teknik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Hürmüz hattı, tanker güvenliği ve enerji akışı bu sürecin merkezinde. Bu yüzden verilen her ara, sahadaki asker için değil, küresel sistemin damarlarının tıkanmaması için hesaplanıyor. Yani burada barıştan çok, maliyet kontrolü var.

 

BİLGİ SAVAŞI VE ALGI YÖNETİMİ
Daha da çarpıcı olan ise bilgi akışındaki kirlenme. Ortada gerçek bir metin yokken “anlaşma metni” diye belgelerin dolaşıma girmesi, bunun planlı bir algı süreci olduğunu düşündürüyor. Birileri yazıyor, birileri yayıyor, birileri büyütüyor. Sonra yalanlanıyor ama etkisi kalıyor. Çünkü artık savaşın en güçlü silahlarından biri, doğru bilgi değil, ilk yayılan bilgi.

 

ERTELENEN HESAPLAŞMA
Bütün bunların sonunda ortaya çıkan gerçek şu: Hiçbir taraf sorunu çözmüş değil, sadece zaman kazanıyor. Herkes kendi iç kamuoyuna kazanmış gibi görünmek zorunda. Ama bu görüntünün arkasında çözülen bir kriz yok, sadece ertelenmiş bir hesaplaşma var.

Bu yüzden buna ateşkes demek eksik kalır. Bu, daha büyük bir çatışmanın öncesinde verilen kontrollü bir nefes. Silahların susması bir son değil, yeniden ayarlanma süreci. Ve belki de en kritik nokta şu: Bu sessizlik, sanıldığı kadar güvenli değil. Çünkü çoğu zaman en sert fırtınalar, tam da böyle durgunlukların ardından gelir.

 

ETİKETLER
#AteşkesDeğil
#Ortadoğu
#Jeopolitik
#EnerjiGüvenliği
#HürmüzBoğazı
#KrizYönetimi
#AlgıOperasyonu
#KüreselSiyaset
#Strateji
#Uluslararasıİlişkiler

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *