Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
Kentin, 'Tufa Kıyı Falezi' özelliğiyle dünyada tek olan falezlerinde yapılan biri ahşap, diğeri betonarme ve asansörlü 2 barakaya ilişkin DHA'nın haberinin ardından Muratpaşa Kaymakamlığı ile Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı tarafından 9 kilometrelik falezlerde inceleme yapıldı. İncelemeler neticesinde Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı, falezlerdeki kaçak yapılarla ilgili rapor hazırladı. Rapora göre, 26 ayrı noktada evsizlerin barakalarından lüks otellerin plaj yapıları ve kaçak asansörlerden kayalıklar içine yapılan tünellere çok sayıda kaçak uygulama tespit edildi. Rapor; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'ne gönderildi.
2
TUFA KIYI FALEZİ DÜNYADA TEK
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden, falezlerle ilgili çalışmaları bulunan Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya'daki falezleri sadece falez olarak tanımlamamak gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Dipova, açıklamasında, "Antalya 'Tufa Kıyı Falezleri', bu özelliğiyle dünyada tek. Falez nadir bulunan bir yapıdır, kıymetlidir. Tufa kayacı da nadir bir kayaçtır, o da kıymetlidir. Ama bunların ikisini bir araya getirdiğimizde hatta bunun üzerine falezin sürekliliğini de eklediğimizde dünyada 9 kilometre sadece suyla temas halinde olan bir kıyı falezi var. Bunların üniform bir yüksekliği var, 35 metre civarında. Bunları da eklersek kıymeti daha da artıyor. Hem dünyada tek hem de çok kıymetli" dedi.
Falezlerin Antalya'nın simgeleri arasında birinci sırada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dipova, "Antalya'yı ziyaret edenlerin aklında ilk olarak falezler kalır. Jeoturizm değeri katlanarak artıyor. Bunu ön plana çıkarmamız ve Antalya'nın simge değerini korumamız lazım. Falezlerle ilgili çalışmalarım 15- 20 yıl önce başladı. Kaya kopmaları, düşmeler, göçmeler, böyle riskler konuşuluyordu. O amaçla araştırdım, çalışmamı tamamlayıp yayınlar yaptım ama o süreçte bir şey fark ettim ki bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. 'Efendim orada kayanın göçme tehlikesi var. İnsanlara zararı nedir', bu açıdan bakıyorduk eskiden. Halbuki burası çok kıymetli, jeosit niteliğinde bir yapı. Çünkü risk olarak gördüğümüz göçmeler, anladık ki zaten o falez yapısının oluşmasının en önemli mekanizmasıymış. Bakış açımızı değiştirip bu falezleri koruyup, simge değerini daha da öne çıkarmamız gerekiyor" diye konuştu.

‘FALEZLERİN HAK ETTİĞİ KORUMA STATÜSÜ JEOSİTTİR’
Bugünkü durumda 'Turizm geliri elde edelim' derken aslında gerçek jeoturizm değerine ciddi zararlar verildiğini belirten Prof. Dr. Dipova, "Siluetin kapanmaması gerekiyor. Denizden baktığınızda, bir tekne turunda falezin tamamını görebilmeli, inceleyebilmelisiniz. Deniz seviyesine kadar bütün kayaları izleyebilmelisiniz. Bir de burada bir doğal habitat var. Kuşundan yılanına, Akdeniz fokundan yarasalarına kadar. Gelişen teknoloji şu anda insan tahribatını artırmaya başladı. Bir şekilde asansör yapıyor, merdiven yapıyor ve tahribat arttı. Ama yakın zamana kadar burası ulaşılamaz yerlerdi. Hala da falezlerin birçok kesimi insanın ulaşamayacağı yerlerde ve bu yaban hayatı bu yüzden korunabildi ve mağaralar yarasalar tarafından kullanıldı. Bu habitatın korunması gerekiyor. Antalya falezlerinin hak ettiği koruma statüsü jeosittir" dedi.

‘DEMİR TUZLU SUYUN İÇİNDE PAS TUTUYOR VE BU PASLAR KAYANIN ÜZERİNE AKIYOR’
Falezler üzerine inşa edilen deniz platformları, iskeleler, asansörler, merdivenlerin hem silüeti kapattığını hem de kayalara zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Dipova, "Bu yapılar masum gibi görünüyor. Hafif yapılar, sökülebilir yapılar. Fırtına dönemlerinde sağlamlığı sağlayabilmek için mecburen demir kullanılıyor. Demir de tuzlu suyun içinde çok kısa sürede pas tutuyor ve bu paslar kayanın üzerine akıyor, o kaya çevresindeki habitat zarar görüyor. Bu kaya herhangi bir kaya değil dünyada çok nadir bulunan bir kaya ve bu kayanın silüetini, görüntüsünü bozduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Beton da yapay bir üründür. Antalya tufa kıyı falezi kadar olmasa dahi herhangi alelade bir falezde dahi yurt dışında birçok yeri gezdim, bunları yapmak mümkün değil" diye konuştu.

‘FALEZLER YAPILAŞMAYA KAPALI’
Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu, falezlerin oluşumunun milyonlarca yıl olduğuna dikkati çekerek, "Bu alanlar kesin korunacak hassas alanlar kapsamında nitelendirilmiştir. Hepsi kaçak mı? Bu sorunun cevabından ziyade aslında tamamıyla buranın yapılaşmaya kapalı, koruma altında, bu nedenle herhangi bir eklenti veya günübirlik yapılanma dahil herhangi bir şeyin yapılamaz. Bu alanların korunması mühim. Bu yapıların kaçak olduğunu görüyoruz" dedi.