Öte yandan,gazeteci Osman Çaklı sosyal medya hesabı (X) üzerinden yazdığı mesajl,İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu ile Suç Örgütü Lideri Hadi Özcan’ın TBMM Susurluk Komisyonu’na yansıyan görüşmeleri yazdı.
GAZETECİ OSMAN ÇAKLI
TBMM’DEKİ O RAPORU YAZDI!
Mesajda,Müsavat Dervişoğlu’nun Hafi Özcan’a söylediği,”"Dervişoğlu, İbrahim Şahin’in nüfuzunu kullanarak Kürşat Yılmaz’ın kalemini kırmak istiyordu. Bir gün oturduk, 'Yeşil’i de, Abdullah Çatlı’yı da, Kürşat Yılmaz’ı da öldürelim; Türkiye’yi tertemiz yapalım' diye bir plan sundu.” şeklindeki ifadesi dikkati çekti.
HADİ ÖZCAN’DAN MUSAVAT DERVİŞOĞLU
İDDİALARI ORTAYA ÇIKTI!
Osman Çaklı’nın yazdığı o mesajlar ise şöyle;
“Ankara’nın karanlık koridorlarında, devlet-siyaset-mafya üçgeninin en sarsıcı belgelerinden biri olan Susurluk Raporu, yeraltı dünyasının aktörleri arasındaki hiyerarşiyi ve operasyonel ağları gün yüzüne çıkarmıştı. Gazetecilere parmak sallamak hele ki ideolojik bir öfkeyle; hiç doğru değil. Hafıza çok önemli. Müsavat beyi gelin Hadi Özcan'ın Meclis'teki ifadelerinden dinleyelim.
Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın kaleme aldığı raporda, Mehmet Eymür ile bağlantılı olduğu tescillenen Kocaeli çetesi lideri Hadi Özcan’ın TBMM Susurluk Komisyonu’ndaki itirafları, bugünün siyaset arenasındaki isimleri de içine alan çarpıcı bir tablo çiziyor.
Özellikle Müsavat Dervişoğlu ile olan ilişkisi üzerine odaklanan Özcan, anlatımlarıyla Dervişoğlu’nun sıradan bir figür değil, operasyonel süreçlerde kendisinden daha üst bir konumda yer aldığını ima ediyordu.
Susurluk sonrası deşifre olan yapılar arasında "Kocaeli Çetesi" olarak anılan grubun lideri Hadi Özcan, hem emniyette hem de Meclis kürsüsünde aynı isimleri işaret etti. İddialar yenilir yutulur cinsten değildi: "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım’ın Abdullah Çatlı’yı tasfiye etmek istediğini belirten Özcan, suikast için gereken silahların kendisine bizzat Müsavat Dervişoğlu tarafından ulaştırıldığını öne sürdü. Bu organizasyonun istihbarat ayağında ise dönemin Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin vardı; iddiaya göre Şahin, teknik takibe takılan telefon kayıtlarını bu suikast timine sızdırıyordu.
Dervişoğlu ile Şahin arasındaki "eski dostluk", bu iddiaların zeminini daha da ısıtıyordu. Hadi Özcan, o dönem "sosyete aleminin tanıdığı bir isim" olarak tanımladığı Dervişoğlu ile olan ilişkisini ve kurulan infaz planlarını şu çarpıcı sözlerle aktarıyordu:
"İfadelerimde her şey açık; kendisi İzmir’de 'Akademi Tur'un sahibidir, Muammer Dereli’nin damadıdır. Çırağan Sarayı’ndaki görkemli düğününde nikah şahidi Eyüp Aşık’tı ama İbrahim Şahin de oradaydı, hatta Kadir İnanır da... Müsavat Dervişoğlu o dönem cemiyet hayatında gezen bir arkadaştı, ben de onu on-on beş senedir tanırım. Bana 'abi' derdi, benden küçüktür."
Ancak Özcan’ın asıl ifşaatı, bu dostluğun arka planındaki "temizlik" operasyonuna dairdi:
"Dervişoğlu, İbrahim Şahin’in nüfuzunu kullanarak Kürşat Yılmaz’ın kalemini kırmak istiyordu. Bir gün oturduk, 'Yeşil’i de, Abdullah Çatlı’yı da, Kürşat Yılmaz’ı da öldürelim; Türkiye’yi tertemiz yapalım' diye bir plan sundu. Sözde biz 'temizlikçi' olacaktık. Ben de işin tekniğini sordum: 'Bunları nasıl, nerede vuracağız?' Cevap netti: 'Telefonlarını dinleyeceğiz.' Kimin dinleyeceğini sorduğumda ise 'İbrahim abi (Şahin) dinleyecek' dedi.
Ben de bir sıralama yaptım; önce Çatlı, sonra Kürşat, en son Yeşil... Yeşil konusunda 'Ben karışmam' dedim çünkü onunla farklı bir hukukumuz vardı. Asıl amacım Çatlı’ya bir an evvel ulaşmaktı, kendimce kurnazlık yapıyordum. Fakat üç ay geçti, bana bir kez bile Çatlı’nın yerini söylemedi. Varsa yoksa Kürşat Yılmaz! 'Kürşat Ünye’den çıktı, Ankara’ya geliyor', 'Kürşat şimdi şu yazıhanede', 'Kürşat Kandıra’ya geçti'... Adamın tek derdi Kürşat Yılmaz’ın öldürülmesiydi."