Gazeteci Gülçin Coşkan’ın yaptığı analizlere göre; insanın unutulma korkusu, zaman zaman sıra dışı ve tartışmalı fikirleri beraberinde getiriyor. “100 çocuk” hayali üzerinden ilerleyen bu anlatı, kalıcı olma arzusunun ne kadar ileri gidebileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

100 YIL SONRA NE OLACAK?
Bundan 100 yıl sonra kimse seni hatırlamayacak!
Düşünsene 99 kardeşin var!

SIRA DIŞI BİR FİKİR: 100 ÇOCUK PROJESİ
Geçenlerde çok sevdiğim bir dostumla sohbet ediyorum. Enteresan fikirleri olan bir dostum. Mesela Türkiye’de yasak olan ‘taşıyıcı anne’ yöntemi ile ’100 çocuk’ yapmak istiyor. Sizce de çok çılgın ve enteresan değil mi? Sonra durdum, merak ettim, dedim ki; neden böyle bir şey istiyorsun? Ve bunu yaptın diyelim, 100 çocuğun var; o sorumluluğu nasıl alabileceksin? Onların hepsini güzel yetiştirmen lazım. Bu, maddi ve manevi anlamda yorucu. Bununla nasıl baş edeceksin dedim.
Tabii ki bunu planlayan kişi, bunun devamında yaşanacak olumlu olumsuz her şeyi planlamış. Yatılı bir yurt açacakmış, okul gibi. Çocuklar hem orada yaşayacaklar hem de eğitim alacaklarmış. Bana da okulda yöneticilik teklifinde bulundu.

“DOST DEDİĞİN BÖYLE OLUR”
Dost dediğin böyle olur, beni de unutmuyor. Sonra o çocukları kendi işi için eğitecek, sıkı bir eğitime sokacakmış. Hepsi dil öğrenecek, yeteneklerini geliştirecekmiş. Çocuklar kendini geliştirdiklerinde inanılmaz bir çevreleri olacak. Çevre önemli tabii.
NETWORK (ÇEVRE) GÜCÜ
Network (çevre) nasıl diye sorarsanız?
Çok şükür her sektörde, her renkte, her duygu ve düşüncede, farklı fikirleri olan yetenekli dostlarım var. Öyle ki hayal güçlerine bazen, bir yanı sinemacı, sinema mezunu, 16 kısa film çeken biri olarak ben bile yetişemiyorum.
Ben yıllarca sosyal bir iş çevresi ve hayatın içinde oldum ama yakınlık kurduğum, sık görüştüğüm kişiler en sıra dışı olanlar. Sanırım ben sıra dışı fikirler insanıyım.

HAYAL GÜCÜ VE GERÇEKLİK ARASINDA
Bu 100 çocuk projesi ne olacak, hiçbir fikrim yok. Fakat hayal gücünün gücüne inananlardan olarak, farklı fikirleri dinlemeyi sanırım seviyorum. Gerçek olmasa bile, düşünsenize; 100 çocuk, bir okul ve beni de okul müdüresi yapıyor. İnsanın 99 tane kardeşi olduğunu düşünmesi bile bir tuhaf geliyor kulağa.
Arkadaşıma neden böyle bir şey istiyorsun diye sorduğumda ise bana şu cümleyi kurdu:
“Bundan 100 yıl sonra kimse seni hatırlamayacak!”
UNUTULMA KORKUSU VE KALICILIK ARAYIŞI
O başarılı ve zeki bir iş insanı. Gayet aklı başında olarak yıllardır tanışıklığım olan bu kişinin, bu şaşırtıcı isteği ve gelecekte insanlar tarafından unutulacağı kaygısının korkusunu şu an bu kadar şiddetli yaşayıp; hatırlanmak ve unutulmamak adına dünyaya taşıyıcı anne ile 100 çocuk getirme isteği, bunu bu yazımda sizinle paylaşma isteğine neden oldu.
Sanırım sinema okumanın dezavantajı; siz bu yazıyı okurken ben kafamda bu hikâyenin filmini çektim, bitti. İzliyorum ve yaşıyorum. Şu an:
Kalıcı bir şeyler yapın, ama olabilecek, olabilitesi olan, ülkemizde yasak olmayan.
Daha az yaratıcı… 100 çocuksuz…
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…
ETİKETLER:#GülçişCoşkan #Analiz #Toplum #UnutulmaKorkusu #HayalGücü #SosyalYorum #Yaşam #FikirYazısı #Psikoloji #Gündem