SESSİZLİK DEĞİL: KONTROLLÜ GERİLİM VE YAKLAŞAN KIRILMA!

Songazeteci yazarı, gazeteci, Ortadoğu uzmanı ve stratejist Eylem Okumuş'un yaptığı araştırmalara göre, Ortadoğu’da görülen sakinlik görüntüsü kalıcı bir barışın işareti değil; aksine, tarafların açık çatışma yerine kontrollü gerilim stratejileriyle güç biriktirdiği kritik bir sıkışma dönemine işaret ediyor.

YAZI:EYLEM OKUMUŞ

(GAZETECİ-ORTADOĞU UZMANI VE STRATEJİST)

 

CEPHE GERİ ÇEKİLMEDİ, YÖNTEM DEĞİŞTİ

Ortadoğu’da ortaya çıkan tablo, savaşın sona ermesi değil; çatışmanın daha sert fakat daha az görünür bir biçime kayması. Cephe geri çekilmiş gibi görünse de sahadaki hareketlilik sürüyor, sadece yöntemi değişmiş durumda.

Deniz yolları, özellikle Hürmüz Boğazı çevresi, artık ticari bir hat olmanın ötesine geçmiş durumda. Gemi trafiğinde yaşanan aksamalar enerji akışını etkiliyor. ABD askeri varlığını koruyarak denetimi elinde tutmaya çalışırken, İran baskıyı sürdürerek karşılık veriyor. Bu hat, doğrudan güç mücadelesinin merkezine dönüşmüş durumda.

 

DÜŞÜK YOĞUNLUKLU ÇATIŞMA STRATEJİSİ

İsrail tarafında Lübnan sınırı çevresinde devam eden askeri hareketlilik dikkat çekiyor. Büyük çaplı savaş yerine düşük yoğunluklu çatışma tercih ediliyor. Bu tercih gerilimi düşürmüyor, aksine sürekli ve kontrol edilebilir bir seviyede tutuyor.

Ortada bir geri çekilme yok. Açık çatışma geri planda kalmış, yerini ölçülü ve sürekli baskıya bırakmış durumda. Diplomasi ikinci planda tutulurken sahada askeri varlık ve ekonomik araçlar belirleyici hale geliyor.

 

SESSİZLİK DEĞİL, SIKIŞMA EVRESİ

Sessizlik olarak görülen dönem aslında sıkışma evresi. Taraflar doğrudan karşı karşıya gelmeden güç topluyor, sınırları test ediyor ve olası senaryolara hazırlanıyor.

En tehlikeli aşamalardan biri yaşanıyor. Açık savaşta çizgiler nettir; bu tip dönemlerde ise küçük bir hata büyük sonuçlar doğurabilir. Deniz hattında yaşanacak bir müdahale ya da sınırdaki bir hareket, zincirleme bir tırmanmayı tetikleyebilir.

 

ABD–İSRAİL UYUMU BELİRLEYİCİ OLMAYA DEVAM EDİYOR

İsrail’in hareket alanı dışarıdan bağımsız gibi görünse de stratejik düzeyde ABD ile uyum belirleyici olmaya devam ediyor. Tek taraflı adımlar mümkün olsa da bölgesel çapta sonuç doğuracak bir hamle, ABD’nin onayı ya da sessiz desteği olmadan kolay görünmüyor.

Donald Trump tarafında sert söylemlerin tonunun düşmesi dikkat çekiyor. Bu geri adım değil, zorunlu bir dengeleme. ABD içindeki askeri ve istihbarat yapıları ile ekonomik dengeler, kontrolsüz bir tırmanmanın önüne geçilmesini sağlıyor.

 

SONUÇ: BASTIRILMIŞ GERİLİM, YÜKSEK RİSK

Ortaya çıkan tablo geçici bir denge değil, patlamaya hazır bir baskı birikimi. Açık çatışma geri çekildikçe risk azalmaz; aksine daha yoğun hale gelir. Çünkü taraflar sahada değil, arka planda güç biriktirir.

Enerji hatları baskı altında, deniz trafiği kırılgan, sınır hatları sürekli test ediliyor. Her aktör geri adım atmıyor, sadece doğru anı bekliyor. Bu da süreci daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale getiriyor.

En güçlü ihtimal, gerilimin bu seviyede uzun süre “dondurulması” değil. Tarihsel olarak bu tip sıkışma dönemleri ya ani bir kırılma ile sert bir tırmanmaya dönüşür ya da taraflardan biri kontrollü bir hamleyle dengeyi zorlar. Şu anki şartlarda küçük bir olayın bile büyüme ihtimali yüksek.

Kritik eşik deniz hattı ve İsrail çevresi. Bu iki alanda yaşanacak bir gelişme, sadece yerel kalmayacak, zincirleme etki yaratacaktır. ABD’nin dengeyi koruma çabası sürse de sahadaki dinamikler her zaman kontrol altında kalmaz.

Ortada bir sakinlik yok. Gerilim bastırılmış, yön değiştirmiş ve yoğunlaşmış durumda. Bu dönemler genellikle en sert kırılmaların hemen öncesine denk gelir.

 

ETİKETLER:
#Jeopolitik
#Güvenlik
#EnerjiHatları
#KüreselRisk
#StratejikAnaliz

#Ortadoğu
#KontrollüGerilim
#JeopolitikRisk
#ABD
#İran
#İsrail
#HürmüzBoğazı
#EnerjiGüvenliği
#BölgeselÇatışma
#StratejikDenge
#KüreselGüvenlik
#AskeriGerilim
#Jeostrateji
#KırılmaNoktası
#DüşükYoğunlukluÇatışma
İLGİLİ HABERLER