YAZI: BEKİR ATACAN
(GAZETECİ VE DIŞ POLİTİKALAR UZMANI)
SAVAŞ DURACAK MI, YOKSA DAHA DA MI BÜYÜYECEK?
Başkan Trump’ın bu akşam yapacağı konuşmada İran’la savaşı durduracağına inananlar, büyük ihtimalle gerçeklikten ziyade bir anlatının etkisi altında. Medyanın inşa ettiği beklentiler, siyasi kulislerin ustaca kurgulanmış senaryoları ve güvenlik bürokrasisinin yön verdiği söylemler, kamuoyuna bir “rahatlama” hikâyesi sunuyor. Ancak sahadaki tablo, bu iyimserliğin aksine çok daha sert ve karmaşık bir yönü işaret ediyor.
KARA HAREKÂTI İHTİMALİ MASADA
Çünkü görünen o ki, çatışma henüz zirveye ulaşmış değil. Aksine, gelişmeler savaşın derinleşme ihtimalini güçlendiriyor. Kara harekâtı artık yalnızca teorik bir seçenek değil; giderek somutlaşan bir askeri alternatif. Bu, geniş çaplı bir işgal anlamına gelebileceği gibi, daha sınırlı ama stratejik etkisi yüksek operasyonlar silsilesi şeklinde de gerçekleşebilir.
TAKTİK NÜKLEER SENARYOLAR GÜNDEMDE
Dahası, uluslararası siyasetin karanlık dehlizlerinde en uç senaryoların bile tamamen rafa kaldırıldığını söylemek mümkün değil. Taktik nükleer silah ihtimali dahi, büyük güçlerin hesap cetvellerinde hâlâ bir ihtimal olarak duruyor.
SAVAŞ SADECE CEPHEDE VERİLMEZ
Ancak savaş yalnızca cephede verilmez. Asıl büyük hazırlık, çoğu zaman gözlerden uzak alanlarda yapılır. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde sessiz ama derin bir dönüşüm yaşanıyor. Ekonomiler yeniden dengeleniyor, enerji politikaları revize ediliyor, seyahat hareketliliği daraltılıyor.
DÜNYA SESSİZ BİR DÖNÜŞÜM YAŞIYOR
Günlük hayatın görünmeyen ritmi, uzun soluklu bir çatışma ihtimaline göre yeniden ayarlanıyor. Bu da bize, savaşın henüz başlamamış olsa bile etkilerinin çoktan hissedilmeye başlandığını gösteriyor.
TARİH BİZE NEYİ ÖĞRETİYOR?
Tarih bize şunu defalarca öğretti: Büyük savaşlar başladığında, ne kadar süreceklerini, hangi sınırlar içinde kalacaklarını ya da nasıl sonuçlanacaklarını kimse kesin olarak bilemez. Bir bölgede kıvılcımlanan bir kriz, kısa sürede başka coğrafyalara sıçrayabilir.
KRİTİK EŞİKTEYİZ
Bugün tam da böyle bir eşikteyiz. Savaşın ve dönüşümün oku yaydan çıkmış durumda. Artık onu tamamen durdurmak neredeyse imkânsız. Geriye kalan tek soru şu: Bu ok, hedefini bulacak mı, yoksa tarih, coğrafya ve güç dengeleri onun yönünü değiştirecek mi?
BELİRSİZLİĞİN EN KESKİN DÖNEMİ
Bu sorunun cevabı bugün verilmeyecek. Önümüzdeki haftalar, belki de aylar, yalnızca bölgenin değil, dünyanın geleceğini şekillendirecek. Ve bizler, bu sürecin tam ortasında, belirsizliğin en keskin hâliyle yüzleşmeye devam edeceğiz.
ETİKETLER:
#Trump
#İran
#Ortadoğu
#Savaş
#Jeopolitik
#KüreselGerilim
#DışPolitika
#Güvenlik
#Uluslararasıİlişkiler
#Kriz