MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’DEN ÇOK ÖNEMLİ İRAN UYARISI!

Devlet Bahçeli, ABD-İsrail-İran gerilimine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. İran’dan fırlatılan iki füzenin Türkiye’ye düşmesine değinen Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz” dedi. Bahçeli ayrıca, ABD ile İsrail’in ortak hamlelerinin askeri, siyasi ve ekonomik yükü arttıkça bölgedeki risklerin de büyüyeceğini belirterek, Türkiye’nin olası tüm senaryolara karşı hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran'lailgili yaptığı yeni açıklamasında, " Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz. ABD- İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti artıkça, etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız." dedi.

BAHÇELİ'DEN İRAN UYARISI

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin açıklamalarında İran'da yaşananlara geniş yer ayırdı.

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Eskiyen ve çürüyen 1945 sonrasının dünya düzenini ikame edecek yeni bir küresel sistemin kuruluş sancıları artarak devam ederken, devasa bir anafora dönüşen nevzuhur ara dönem insanlığın barış ve huzur özlemlerini adeta yutmaktadır. Bu mefluç, mefsuh ve metruk tablonun bütün komplikasyonları coğrafyaları A'dan Z'ye sarmıştır.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE YAPMAK İSTEDİĞİMİZ MİLLİĞİ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRMEK"

Böylesi alacakaranlık dönemlerde, tehditlerin böylesine cüsse ve cüret kazandığı devirlerde dayanışma duygumuzu çok daha güçlendirmeli, milli birlik ve kardeşliğimizi olabilecek en üst seviyede perçinlemeliyiz. Kaldı ki "Terörsüz Türkiye" hedefiyle yapmak istediğimiz de evvelemirde budur.

Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, "Terörsüz Türkiye"yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu inanıyorum ki nice mucizelere imza atacaktır. Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir. Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir.

"Terörsüz Türkiye" hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılına yönelik kesif bir tahkimattır. "Terörsüz Türkiye" hedefi teslimiyet değil, Türk ve Türkiye Yüzyılının muzaffer ve muteber iradesinin kesin bir teminidir. Şayet Anadolu coğrafyasında birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi yürekten savunamazsak; sudan sebeplerle, ucuz hesaplarla, basit ve bayağı heveslerle onun bunun tazyik ve telkinleriyle birbirimizden uzaklaşırsak, biliniz ki, yurt yaptığımız bu topraklarda asla tutunamayız.

Devlet Bahçeli’den çarpıcı İran uyarısı! "Her türlü senaryoya hazır olmalıyız!" - Resim : 1

Terörsüz Türkiye" hedefi ortak tarih ve kültürümüzün şemsiyesi altında, kardeşlikle geçen asırların geleceğin ülkü ve heyecanlarıyla eklemlendiği kaynaşma ve kucaklaşma potasıdır. Çevremiz kaynarken, ülkemizin ve milletimizin tertemiz çehresini dikkatle korumalıyız. Mücavir toprakların altüst oluşu karşısında, tıpkı Akif'in dediği gibi biz bastığımız mukaddes vatan toprakların geçmeden tanıyacağız, düşüneceğiz altındaki binlerce kefensiz yatanı. Çünkü şehit oğluyuz, incitmeyiz, yazıktır atamızı; Vermeyiz dünyaları alsak da bu cennet vatanı.Kaynak: MHP Lideri Devlet Bahçeli: MHP'ye zincir vurmak kimsenin haddi değildir.

Hem bugünümüzü hem de geleceğimizi düşünmeliyiz. İran'ı hedef alan saldırıları görüyor ve takip ediyorsunuz. Haksız ve soysuz bir savaşın bütün sonuçları karşımızdadır. Bir savaşı başlatmak kolaydır, ama bitirmek zordur. Bir askeri operasyonda çok boyutlu taarruz her an mümkündür, ama ricat, yani geri çekilme çok yüksek maliyetlere yol açabilecektir. ABD ile İsrail'in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır. Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir.

Hatta Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek, İran'la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir. Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır. Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz.

Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz. ABD- İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti artıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.

Türkiye'yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgâhları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz. Görüldüğü kadarıyla, ABD ve İsrail için evdeki hesap İran'a uymamıştır. Birbiriyle bağlantısız ve tutarsız açıklamaları bir yana bırakırsak, bölgesel sıkışma ve basınç yüksekliği küresel mahiyet almak üzeredir. Hürmüz Boğazı'ndaki darboğazlar, Basra Körfezi'ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir. Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir. Savaşın en büyük mağduru elbette gene çocuklardır.

Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan'a, yeni bir Irak'a, hatta yeni bir Vietnam'a dönebilecektir.

Siyonist eşkıyalığın İran'da rejim değişikliğini sağlama hesabıyla ABD'nin askeri ve stratejik altyapıları vurma hedefi çelişmekte, görüş farklılıkları iyice ayyuka çıkmaktadır. Lübnan'dan Bahreyn'e, Katar'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne, Kuveyt'ten Irak'a, Ürdün'den Umman'a kadar bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir. Bizim için yegâne öncelik barış ve istikrardır. Bu savaşa derhal son verilmelidir. ABD-İsrail, İran'dan elini çekmelidir. Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır.

Herkesi uyarıyorum, sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olması münasebetiyle körüklenen şiddet ateşi küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmelidir. Aksi halde dünya ve beşeriyet çok ağır bir bedel ödeyecektir. Bizim için öncelikli hedef Türkiye'nin güvenliğidir. Muazzam devlet ve millet aklımızın hikmetli müktesebatıyla kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız.

Türkiye'mizi ve aziz milletimizi riske atacak, hedef yapacak, hatta İran'la ve diğer bölge ülkeleriyle çatıştırmayı sağlayacak niyet ve emellere ağır başlı bir şekilde yaklaşmak esas olmalıdır. Fakat buna rağmen kasti ve doğrudan musallat olan hiçbir düşmanca muameleye de kesinlikle tahammül etmeyeceğimizi, kim olursa olsun egemenlik haklarımızı ve bağımsızlık onurumuzu cansiperane şekilde savunacağımızı herkes çok iyi bilmeli, hesabını ise buna göre yapmalıdır.

 



 

İLGİLİ HABERLER