MODERN YAŞAMIN ZORLUĞU:"ZOR ZAMANLARDA İNSAN OLABİLMEK..."

Gazeteci ve yazar Gülçin Çoşkan, modern yaşamın getirdiği baskılar ve hayatın görünmeyen yükleri üzerine dikkat çeken bir değerlendirme yapıyor.Çoşkan analizlerinde,"Toplumda artan intihar vakaları, şöhret ve para algısının yarattığı baskı, influencer kültürünün görünmeyen yükü ve bastırılan duyguların insan psikolojisi üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılıyor.
 

 

YAZI:GÜLÇİN ÇOŞKAN

(GAZETECİ-YAZAR)

 

BAŞLANGIÇ VE SELAMLAMA

Hiç kimse kendi isteğiyle intihar etmedi.. başlıklı ilk köşe yazımda, uzun bir aradan sonra sizlerleyim. Kalemim biraz paslanmışsa, şimdiden affola.. Telafi için buradayım efendim..

YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Haber sitesinin adı gibi son kalan gazetecilerden birinin kurduğu, sevgili büyüğüm meslektaşım Mevlüt Yüksel’in yeni haber sitesi.

Öncelikle Allah mahcup etmesin, hayırlı uğurlu olsun.

Kendisiyle henüz 20’li yaşların başında, ATV kanalında staj yaptığım zamanlarda, elimde fotoğraf makinasıyla meraklı meraklı gezerken, “aaa Savaş Ay, Hıncal Uluç” dediğim günlerden gelen tanışıklığımız hep saygı çerçevesi üzerinde, uzun yıllara kadar sürdü.

Ne mutlu bana ki; bugün alanında duayen olmuş, yıllarca Türkiye’nin en büyük gazetelerinde, kanallarında müdür, yönetici olarak görev yapmış, Türkiye’yi sadece yurt içinde değil, yurt dışındaki çalışmaları ile de temsil etmiş gerçek bir gazetecinin kurduğu haber sitesinde sizlerle buluşma fırsatı buldum.

MEDYA VE DEĞİŞEN DÜNYA

Aslında burası benim sizinle ilk tanıştığım, ilk buluştuğum yer. Medya ve televizyon dünyasına ilk adım attığım yer diyebiliriz. İlk tecrübemde köşe yazarlığı ile başlamıştı.

Medya dünyası o zamanlar böyle değildi; aşırı hızlı bir tüketim çağındayız. Her şey bir yılda sizce de çok fazla değişmiyor mu? Bırakın bir yılı, bir ayı; bir günde ünlü, bir günde zengin ve bir günde insanlar canına kıyıyorlar…

Aniden intihara sürüklenen hayatlar… Çok fazla artmadı mı sizce de?

ŞÖHRET VE PARA YANILGISI

O hâlde şöhret ve para mutluluk için yeterli bir sebep değilmiş. Ne gerekli mutlu olmak için?

Para evet bir ihtiyaç ama parayı taşımakta, yönetmekte ve bunu becerebilmekte ayrı bir yetenek.

O kadar çok dostum var ki; bir sene inanılmaz lüks içinde yaşayan, diğer yıl evinin kirasını nasıl ödeyeceğini düşünen…

Çünkü şöhret olduğunda ve para geldiğinde şunu düşünmüyor:
“Ya yarın gelmezse?” demiyor.
“Bugün geldi, yarın da nasılsa gelir, gelecektir.” diyor.

Bu sağlıksız düşünme biçimi yüzünden mahvoluyor hayatlar.

İNTİHAR GERÇEĞİ

Başlıyor intiharlar…

Ben her zaman şunu söylerim: Allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın!

İflası dibine kadar yaşayan bir babanın çocuğu olarak, insanların kaybettiklerinde nasıl bir psikolojiyle baş başa kalmak zorunda olduklarına yıllarca şahit oldum.

Ben şanslıydım; benim babam güçlüydü, pes etmedi, hep yeniden kalktı ayağa…

Güçlü olmayı başaramamış, daha hassas babaların çocukları maalesef şu an eksik…

Evet, intihar demişken…

Şimdi gerçekten psikolojik vakalar var, yok değil. Gerek ekonomik sebepler, gerek ruhsal sebeplerle canına kıyan birçok insan var.

Özellikle ülkemizde intihar vakaları son yıllarda maalesef ciddi artış gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini yayımladı. Genel ölüm sayısı bir önceki yıla göre azalarak 489 bin 361’e gerilerken, intihar vakalarında dikkat çeken bir artış yaşandı.

2024’te intihar eden kişi sayısı 4 bin 460’a yükseldi. Bu rakam, son 20 yılı aşkın sürede kaydedilen en yüksek düzey olurken, intihar oranı da yüz binde 5,22 ile rekor seviyeye ulaştı.

İntihar nedenlerine bakıldığında en büyük pay yüzde 25,2 ile hastalıklara aitken, yüzde 9’u geçim sıkıntısı gerekçesiyle gerçekleşti.

402 kişi ekonomik sebeplerle yaşamına son verirken, bunların 382’si erkekti. Bu oran, geçim sıkıntısının erkekler üzerindeki etkisinin daha belirgin olduğunu ortaya koydu.

Hastalık nedeniyle intihar eden kişi sayısı ise 1.123 olarak kaydedildi.

Toplam intiharların 961’ini kadınlar, 3.499’unu erkekler oluşturdu.

GERÇEKLER VE SORGULAMA

Şimdi araştırmalar bu şekilde. Acaba gerçekler de bu yönde mi? Ben çok emin değilim.

INFLUENCER GERÇEĞİ

Özellikle son 3-4 yıldır ülkemizde yaygınlaşan, gençlerimizin kolay ve iyi para kazanması için özel olarak tasarlanmış fakat arka planda tehlikeli yanları olan bir meslek var: influencerlık.

Ne demek influencer? Influencer kelime anlamıyla “etkileyici” demek. Bu kişi, sosyal medya paylaşımları ile onu izleyen kitleyi etkilemek zorunda.

Peki ne yapar influencer?

Sosyal medya platformlarında (Instagram, YouTube, TikTok vb.) geniş bir takipçi kitlesine sahip olan influencer, paylaştığı içeriklerle bu kitlenin fikirlerini, yaşam tarzını ve satın alma kararlarını etkileyebilen kişi veya içerik üreticileridir.

Etkileme sanatında başarılı olan bu kişiler gündemi yakından takip eder. Yemek, moda, teknoloji, seyahat gibi belirli alanlarda uzmanlaşarak deneyimlerini paylaşan bu kişiler, markaların ürün veya hizmetlerini tanıtan modern pazarlamacı rolü üstlenirler.

Farklı alanlarda fikir ve içerik üreterek insanları yönlendiren, düşüncelerine güvenilen, ilgi ve uzmanlık alanları doğrultusunda yazılı ve görsel içerikler hazırlayan influencerlar, deneyimleri sonucunda kendilerini takip eden kişilere çeşitli önerilerde bulunurlar.

Buraya kadar soru yok. Çok tatlı, çok normal. Hem eğleniyor hem para kazanıyor.

GÖRÜNENİN ARKASI

Peki konu intihara nasıl geldi Allah aşkına?

Şöyle ki; fazla göz önünde olan bu insanlar, her zaman rol yapmak zorunda olan bu insanlar, acılarını doya doya yaşayamıyorlar. Çünkü hep rol yapmak zorunda. Çünkü hep güler yüzlü, enerjik ve motive edici olmak zorunda.

Hep ikna edici, inandırıcı olmak zorunda…

Bir süre sonra ertelenen, bastırılmış duygular; akmayan gözyaşları, yaşanmamış acılar da bela olur insanın başına.

Ağlamayı ertelemenin bedeli, bir daha hiç ağlayamamak olabilir bazen…

DUYGULARI YAŞAMAK

O yüzden sevinçlerinizi, mutluluklarınızı nasıl yaşıyorsanız, acınızı da doyasıya yaşayın.

Yaşamadığınız acıların beyninizi ele geçirmesine, sizi kontrol etmesine izin vermeyin.

Yaşadığınız her acı ve tecrübeden sonra daha bilgili ve olgun bakacaksınız hayata.

Korkmadan ağlayın…

Her gözyaşı, her kazık ve tecrübe sizi daha bilge bir insan yapacaktır.

Hayata daha bilge, daha sağlıklı ve emin adımlarla bakan en kötü hasta bile hayatla ölüm arasında kötü fikirlere kapılmaz…

O hep hayatı tercih eder.

Arafta kalmanın bedelini yaşamıştır, bilir ve tercih etmez…

Çünkü aldığınız her nefes size Yaradan’ın lütfu ve emaneti.

Her şeye sahip olduğunuzu düşündüğünüz bu koca evrende tek gerçek sizsiniz…

Gerisi hikâye…

Ama size masal olsun…

VEDA

Hoşça kalın, bir sonraki yazıda belki masallardan devam ederiz…

Bu arada hiç kimse kendi isteğiyle intihar etmedi.

ETİKETLER:


#GülçinCoşkan
#İntiharGerçeği
#ToplumsalPsikoloji
#ŞöhretVePara
#InfluencerKültürü
#RuhSağlığı
#ToplumsalSorunlar
#KöşeYazısı

İLGİLİ HABERLER