Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendiliği’nden emekli Profesör Dr.Osman Bektaş’ın “İSTANBUL' U DEPREMDEN KORUYAN ÇUKURLAR” adlı dikkat çekici yazısı ise şöyle;
*1912 Mürefte M7,4 depreminin İstanbula doğru ilerleyişini Orta Marmara Çukuru,
*1999 M7,4 İzmit depreminin batıya ilerleyişini Çınarcık Çukuru,
*2025 M6,2 Silivri depreminin İstanbula yürüyüşünü de Kumbugaz Çukuru durdurmuştur.
Neden ?

Çukurlar, jeolojik özellikleri nedeniyle deprem enerjisini sönümleyici şekilde çalışır ( creep )
Creep önündeki deprem kırığının ilerleyişini durdurarak stresi arka taraftaki segmente aktarır.
Sonuç : İki büyük deprem arasında kalan merkezi Ana Marmara Fayı parçalı kırılıyor.

MARMARA ÇUKURLARI
Ayrıca bu çukurlar akışkanlar ( gaz ve su ) bakımından çok zengin.
Bu yüksek basınçlı sıvılar fay zonlarını adeta yağlıyor.
Fay kilitlenip enerji biriktiremiyor; bunun yerine , "CREEP" ( sürünme ) dediğimiz sessiz fay hareketini yaparak bariyer gibi deprem kırığını durduruyor
Yer kabuğunun en çok gerildiği ve inceldiği yerler.
Kabuk ince olduğu için magma sıcaklığı yüzeye daha yakın.
Sonuç: Yüksek ısı ve plastikleşmiş kayaç yapısı.
Yani fay burada "gevrek" değil, "sakız gibi" sünek bir yapıda.