Türk Dünyası İş İnsanları Derneği ve Türk Dünyası Kültür Sanat ve Sinema Vakfı
tarafından, Prof. Dr. (E) Tümamiral Cihat Yaycı’nın konuşmacı olarak katıldığı
“Türkiye ve Mavi Vatan Jeopolitiğinde Gelişmeler” başlıklı konferans gerçekleştirildi.
Dernek merkezinde düzenlenen programa, iş dünyasından ve farklı çevrelerden çok sayıda
davetli katıldı. Program, Türk Dünyası İş İnsanları Derneği Başkanı Cengiz Argat’ın açış
konuşması ve katılımcılara hitaben yaptığı “hoş geldiniz” konuşmasıyla başladı.
Konferans, Derneğin Kurucu Onursal Başkanı Dr. Alaattin Büyükkaya’nın Prof. Dr. Cihat
Yaycı’yı takdim etmesiyle devam etti.
BÖLGESEL GELİŞMELER ÇOK KATMANLI OKUNMALI
Konuşmasında Orta Doğu’daki güncel gelişmeleri çok boyutlu bir perspektifle değerlendiren
Prof. Dr. Cihat Yaycı, bölgedeki askeri hareketliliğin yalnızca görünen kriz başlıklarıyla
açıklanamayacağını ifade etti. Orta Doğu’da artan askeri hareketlilik ve ABD-İran savaşı
sürerken, emekli Tümamiral Cihat Yaycı’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarına değinen Yaycı, bu sürecin daha geniş bir
jeopolitik çerçevede ele alınması gerektiğini belirterek, “İran, Büyük Orta Doğu Projesi
kapsamında yeniden dizayn edilmek istenmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin de uzun vadede
hedef alınabileceği göz ardı edilmemelidir” değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. M.
Tümamiral Cihat Yaycı, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının ardından sıradaki hedefin
Türkiye olduğunu belirterek, “İran, Büyük Orta Doğu projesi kapsamında yeniden dizayn
edilmek isteniyor. İran’dan sonra hedef Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin bölgeye sevk ettiği uçak gemisi görev gruplarına dikkat çeken Yaycı, bu unsurların
Uçak gemilerinin tek başına değil; muhrip, fırkateyn, kruvazör ve denizaltılardan oluşan geniş
bir askeri yapı ile hareket ettiğini belirten Yaycı, bu platformların taşıdığı hava gücünün
birçok ülkenin toplam hava kuvvetine eşdeğer olabileceğini ifade etti.
NÜKLEER TARTIŞMALAR: GEREKÇE Mİ, GERÇEK TEHDİT Mİ?
ABD’nin İran’a yönelik söylemlerinde nükleer programın ön plana çıkarıldığını belirten
Yaycı, bu konuda geçmişte yapılan açıklamalarla güncel söylemler arasındaki çelişkilere
işaret etti.
İran’ın uranyum zenginleştirme oranına ilişkin iddiaların uluslararası kamuoyunda endişe
oluşturduğunu ifade eden Yaycı, daha önce “nükleer kapasitenin tamamen imha edildiği”
yönündeki açıklamaların, bugünkü tehdit söylemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini
vurguladı.
İSTİHBARAT SAVAŞLARI VE İÇ GÜVENLİK TARTIŞMALARI
Konuşmasında İran’daki güvenlik zaaflarına da değinen Yaycı, ülkede üst düzey askeri ve
istihbarat yetkililerine yönelik suikastların ciddi bir istihbarat sızıntısına işaret edebileceğini
ifade etti. İran’ın iç yapısında yabancı istihbarat unsurlarının etkili olabileceğine dair iddialara
dikkat çeken Yaycı, bu durumun dış tehditlerin yanı sıra iç güvenlik risklerinin de belirleyici
hale geldiğini ortaya koyduğunu belirtti.
ENERJİ, DOLAR SİSTEMİ VE KÜRESEL REKABET
Yaycı’nın değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer başlık ise ekonomik boyut oldu. İran’ın
sahip olduğu petrol, doğalgaz ve nadir toprak elementlerinin jeopolitik rekabette kritik rol
oynadığını vurgulayan Yaycı, özellikle enerji ticaretinde dolar dışı alternatiflerin
kullanılmasının küresel finans sistemi açısından önemli bir kırılma potansiyeli taşıdığını ifade
etti. İran’ın bazı ticari işlemlerinde yuan, ruble, altın ve takas (barter) yöntemlerini
kullanmasının, dolar merkezli sisteme karşı bir meydan okuma olarak değerlendirilebileceğini
dile getirdi.
BÖLGESEL DÖNÜŞÜM VE YENİ HARİTA SENARYOLARI
Orta Doğu’da sınırların ve dengelerin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığına dikkat çeken
Yaycı, İran’ın etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden zayıflatılabileceğine yönelik
senaryoların gündemde olduğunu belirtti.
Bu çerçevede, bölgedeki gelişmelerin yalnızca askeri değil; siyasi, ekonomik ve sosyolojik
boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
ÇOK BOYUTLU BİR GÜÇ MÜCADELESİ
Konferansta yapılan değerlendirmeler; ABD-İran geriliminin yalnızca askeri bir kriz
olmadığını, aynı zamanda enerji kaynakları, küresel finans sistemi ve bölgesel güç dengeleri
üzerinden yürütülen çok katmanlı bir mücadeleye işaret ettiğini ortaya koydu.
Prof. Dr. Cihat Yaycı’nın analizleri, özellikle “Mavi Vatan” perspektifi ve Türkiye’nin
jeopolitik konumu açısından önemli çıkarımlar sunması bakımından katılımcılar tarafından
ilgiyle takip edildi.