BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE İLGİNÇ YORUM! "KANDIRMA VE OYALAMA AĞI!"

SONGAZETECİ yazarı, Ortadoğu Uzmanı ve Stratejist Eylem Okumuş’a göre, bölgede yürütülen diplomasi trafiği barış arayışından çok stratejik baskı kurma ve güç dengelerini yeniden şekillendirme amacı taşıyor.

YAZI: EYLEM OKUMUŞ 

(ORTADOĞU UZMANI VE STRATEJİST)

 

 

DİPLOMASİ GÖRÜNTÜSÜ VE SAHADAKİ GERÇEKLİK

Ortadoğu’daki son gelişmeler, diplomasi görüntüsünün arkasında yürütülen gerçek stratejiyi gözler önüne seriyor. ABD ve İsrail, resmi olarak barış ve ateşkes söylemleriyle sahnede görünürken, sahadaki hareketler ve sızan bilgiler, bu diplomasinin esas amacının güç dengesi ve baskı stratejisi olduğunu düşündürüyor. ABD, İran’a yönelik 15 maddelik ateşkes planını sunmuş olsa da, İran’ın sert şartları planın uygulanmasını engelliyor. İsrail ise operasyonlarını sürdürerek diplomasi maskesi altında sahada üstünlük sağlama ve caydırıcılık operasyonu yürütüyor.

 

ZAMAN KAZANMA STRATEJİSİ

Önceden başlatılan diplomasi sürecinde bile saldırıların devam etmesi, ABD ve İsrail’in diplomasi görüntüsünü zaman kazanma ve İran’ı pazarlık masasında zayıflatma aracı olarak kullandığını gösteriyor. Bu yöntem, hem İran üzerinde baskı kurmayı hem de müttefikler ve piyasalara “kontrol bizde” mesajını vermeyi hedefliyor. Diplomasiyi sahadaki operasyonlarla eş zamanlı yürütmek, daha önceki dönemlerde de uygulanan bir stratejik yaklaşım.

 

STRATEJİK HEDEFLER

ABD ve İsrail’in asıl hedefleri net: ABD, İran’ı bölgede izole etmek, nükleer ve füze programını sınırlamak, Körfez’deki enerji hatlarını güvence altına almak ve bölgedeki Çin-Rusya etkisini dengelemek istiyor. İsrail ise İran’ın sınır ve hava tehdidini azaltmak, Hizbullah ve diğer İran destekli grupların operasyonel kapasitesini kırmak ve ABD’nin diplomatik çabalarını kendi stratejik avantajına çevirmek istiyor.

 

YÜKSEK RİSKLİ STRATEJİK KONJONKTÜR

Sonuç olarak, sahadaki saldırılar ve diplomasi görüntüsü birlikte yürütülen stratejik bir baskı ve üstünlük planı olarak okunmalı. ABD ve İsrail’in diplomasisi, doğrudan barış sağlama amacından çok, İran’ı sahada ve masada sıkıştırma ve bölgesel dengeyi kendi lehlerine çevirme üzerine kurgulanmış durumda. Bu durum, kısa vadede sahada istikrar beklentisini ortadan kaldırıyor ve bölgeyi yüksek riskli bir stratejik konjonktürün içine yerleştiriyor.


ETİKETLER

#Ortadoğu
#ABD
#İsrail
#İran
#Diplomasi
#Jeopolitik
#GüçDengesi
#Strateji
#BölgeselRisk
#UluslararasıPolitika

İLGİLİ HABERLER