AZMETTİRME DOSYALARININ GÖRÜNMEYEN TEHLİKESİ
Ceza yargılamasında bazı dosyalar vardır; ilk bakışta değil, derine indikçe ne kadar tehlikeli oldukları anlaşılır. Azmettirme dosyaları tam da böyledir. Çünkü burada yargılanan şey çoğu zaman bir fiil değil, bir iddiadır. Bir silah değil, bir söz. Bir görüntü değil, bir yorum. Bir eylem değil, bir irade atfı.
AZMETTİRMEDE İRADE ATFI VE KIRILGANLIK
Bizce azmettirme dosyalarını tehlikeli yapan asıl nokta budur: Ortada çoğu zaman öldüren kişi bellidir, ancak öldürme kararını kimin verdirttiği, failin iradesine kimin yön verdiği, kimin perde arkasında olduğu meselesi çok daha kırılgan, çok daha yoruma açık ve çok daha kolay istismar edilebilir bir alandır.
CEZA HUKUKUNDA KUŞKU İLE HÜKÜM KURULMAZ
Ceza hukuku, kuşku ile hüküm kurmaz. Hele ki azmettirme gibi, failden daha geride durduğu iddia edilen bir kişi hakkında hiç kurmaz. Çünkü azmettirme, yalnızca bir tanışıklık değildir. Yalnızca bir husumet değildir. Yalnızca bir öfke cümlesi hiç değildir. Azmettirme; failde henüz oluşmamış suç işleme kararını doğuran, onu belli bir fiile yönlendiren, iradi etki kuran ve bunu somut delille ortaya koyması gereken ağır bir isnattır.
FAİL BEYANININ MUTLAKLAŞTIRILMASI RİSKİ
Ne var ki uygulamada en sık karşılaştığımız tehlike şudur: Fail konuşur, dosya büyür, yorum çoğalır ve bir noktadan sonra fiili işleyen kişi ile fiilin arkasında olduğu iddia edilen kişi arasındaki sınır bulanıklaşır. O bulanıklık içinde, bir cümle talimata; bir husumet azmettirmeye; bir telefon görüşmesi suç organizasyonuna; bir kaçış korkusu suç ortaklığına çevrilmek istenir. Oysa ceza yargılaması, ihtimalleri cezalandırma sanatı değildir.
Azmettirme dosyalarında en büyük risk, fail beyanının mutlaklaştırılmasıdır. Özellikle asli fail konumundaki kişinin kendi ceza sorumluluğunu hafifletmek, dağıtmak ya da paylaşmak için başkalarını dosyanın merkezine itmesi ihtimali her zaman vardır. Bu ihtimal görmezden gelindiğinde, yargılama delilden uzaklaşır; psikolojiye, kanaate ve sezgiye yaklaşır. Bizim itirazımız tam da buradadır. Bir insanın özgürlüğü, bir başka sanığın kendisini kurtarma ihtiyacına teslim edilemez.
TEKNİK DELİLLERİN YANLIŞ YORUMLANMASI TEHLİKESİ
Bunun yanında azmettirme dosyaları, teknik delilin yanlış anlam yüklenmeye en açık olduğu dosyalardır. HTS kayıtları, tape dökümleri, baz verileri, mesaj içerikleri, para hareketleri… Bunların her biri önemlidir. Ancak hiçbir teknik veri, kendi başına konuşmaz. Onlara anlam veren şey, hukuki okumanın ciddiyeti ve sınırıdır. Bir telefon görüşmesi vardır; peki içeriği nedir? Bir buluşma vardır; peki amacı nedir? Bir para transferi vardır; peki hangi ilişki çerçevesindedir? Bir öfke sözü vardır; peki bu gerçekten suç talimatı mıdır, yoksa yalnızca insanın karanlık bir anındaki taşkınlığı mı? İşte adalet tam burada başlar: Delili büyütmeden, küçültmeden, yerli yerine koyduğumuz anda.
KAMUOYU VE MEDYANIN ETKİSİ
Bizce azmettirme dosyalarının en tehlikeli yönlerinden biri de, kamuoyu bakımından çok ikna edici görünmeleridir. Çünkü toplum, çoğu zaman tetiği çekenden çok, tetiği çektirdiği iddia edilen kişiyi merak eder. Perde arkası caziptir. Görünmeyen fail, görünenden daha ürkütücüdür. Medya da çoğu zaman bu cazibeye kapılır. Fakat ceza mahkemesi, hikâye anlatmaz. Mahkeme, görünmeyeni tamamlamaz. Mahkeme, boşluk doldurmaz. Mahkeme, ispat arar.
TEMEL SORU: SOMUT DELİL NEREDE?
Bu yüzden biz her azmettirme dosyasında aynı noktaya dönüyoruz: Somut delil nerede? Açık yönlendirme nerede? Failin iradesine etki eden net bağ nerede? Bu sorulara güçlü, bağımsız ve tutarlı cevap verilemiyorsa, dosya ne kadar yüksek sesle kurulursa kurulsun, hukuk bakımından eksiktir.
CEZA YARGISININ EN TEHLİKELİ SINAVI
Ceza yargılamasının itibarı da tam burada sınanır. Çünkü en ağır hatalar, en ağır suç dosyalarında yapılır. Azmettirme dosyası, delil disiplini kaybedildiğinde kolayca bir varsayım dosyasına dönüşür. O noktadan sonra artık yargılanan kişi değil, ona dair kurulan senaryodur. Biz buna razı değiliz. Çünkü biliyoruz ki ceza hukuku, en çok da görünmeyen yerde dikkatli olmak zorundadır.
Son sözümüz nettir: Azmettirme dosyaları, hukukun en fazla ciddiyet, en fazla mesafe ve en fazla ispat disiplini göstermesi gereken dosyalardır. Orada acele, kanaat ve yorum; adaletin en tehlikeli düşmanlarıdır. Biz, bir insanın özgürlüğünün bir ihtimale değil, ancak kesin ve sağlam delile teslim edilebileceğini savunuyoruz. Ve tam da bu nedenle söylüyoruz: Azmettirme dosyaları, ceza yargısının en tehlikeli sınavıdır.

ETİKETLER:
#Azmettirme
#CezaHukuku
#AdilYargılama
#SomutDelil
#HukukDevleti
#MasumiyetKarinesi
#CezaYargısı
#HukukiGüvence
#ElvanErduran
#eniyicezaavukatıpremiumhukuk
#eniyicezaavukatıpremiumhukuk
#eniyicezaavukatıelvanerduranpremiumhukuk
#ağırcezaavukatıelvanerduran
#eniyiağırcezaavukatıelvanerduran
#eniyicinayetavukatıpremimhukuk
#eniyiörgütacukatıelvanerduran
#eniyihukukbürosupremiumhuku
#türkiyenineniyihukukbürosupremiumhukuk
#avelvanerduran