GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNDE ŞOK İTİRAFLAR ORTAYA ÇIKTI!

Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dönemin Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Eroğlu ifadesinde, Doku’ya ait yedek SIM kartın resmi kayıtlara geçirilerek savcılığa teslim edilmediğini öne sürdü. Söz konusu SIM kartın, Vali Sonel’in talimatıyla bir zarf içerisine konulduğunu ve otobüs aracılığıyla sivil bir kişiye gönderildiğini iddia etti.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında cinayet şüphesiyle 7 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 13 şüpheli arasında yer alan polis memuru Şükrü Eroğlu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Mazgirt Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı'nda ifade verdi. Mardin Barosu avukatlarından Ahmet Nakşioğlu eşliğinde alınan ifadede Eroğlu'na, dönemin Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve olayın baş şüphelisi Zeınal Abakarov ile olan ilişkilerinden, kayıp delillere ve HTS (baz istasyonu) kayıtlarındaki çelişkilere kadar çok sayıda soru yöneltildi.

TCK 281/3. maddesi kapsamındaki "suç delillerini gizleme" ve etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılarak sorgusuna başlanan Şükrü Eroğlu, suçsuz olduğunu belirterek etkin pişmanlıktan faydalanmayı reddetti. Eroğlu, 2017 yılında Vali Tuncay Sonel ile birlikte Tunceli'ye atandığını, 2020'ye kadar burada görev yaptığını, ardından Ordu ve İzmir il emniyet müdürlüklerinde koruma görevlerine devam ettiğini anlattı.

KAYIT DIŞI NAKİT PARA VE ŞÜPHELİ TRANSFERLER

Sorguda, 2019-2020 yıllarında Valilik ve Belediye ile ilgili görevleri sorulan Eroğlu, Vali Tuncay Sonel'in kayyum olması sebebiyle diğer kurumlarla koordinasyonu sağladığını ve valinin kişisel işleriyle ilgilendiğini belirtti. Eroğlu, valiliğin harcama sistemine dair şu ifadeleri kullandı:

"Vali Bey bana sosyal faaliyetler ve diğer harcama giderleri için nakit olarak para verirdi, ben de bu harcamaları o paradan yapardım. Bu paranın kaynağı konusunda bilgim yoktur. Harcamalarda fiş fatura almıyordum çünkü çocuklara harçlık verme, yaşlılara maddi yardım, özel günlerde hediye alımı gibi harcamaları vali beyin bana verdiği paradan yapıyordum. EFT yapılması gereken işlemlerde ise kendi hesabımdan gönderip sonradan vali beyin bana verdiği parayı yerine koyuyordum."


Şükrü Eroğlu'na "Sosyal medya Gürkan"olarak rehberine kayıtlı Gökhan Ertok isimli şahsın hesabına 7 Şubat 2020'de 5.000 TL, 17 Mart 2020'de 5.000 TL ve 05 Kasım 2021'de 20.000 TL gönderdiğini hatırlatarak bu transferlerin sebebini sordu. Eroğlu, bu paraları Vali Tuncay Sonel'in talimatıyla harçlık maksadıyla gönderdiğini ve paraları validen nakit olarak geri aldığını savundu.

Şüpheli polis memuru, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ve üvey babası Engin Yücer'i tanımadığını, olaydan sonra öğrendiğini ve bu şahıslara vali adına nakit para vermediğini söyledi.

GÜLİSTAN'IN AİLESİNDEN ALINAN ZARF VE OTOBÜSLE GÖNDERİLEN SİM KART

İfadenin en çarpıcı bölümlerinden biri, Gülistan Doku'ya GSM hattının yedek sim kartının akıbeti oldu. Aygül Doku'nun "sim kartı kafede otururken polisler benden aldı"beyanına karşın sorgu makamları, 9 Ocak 2020 tarihinde sim kartın neden savcılığa teslim edilmeyip başka kişilere gönderildiğini sordu.

Eroğlu olayı şu sözlerle anlattı:

"Doku ailesi arama çalışmaları sürerken makama geldi. Çıktıktan sonra Vali bey bizzat kendisi tarafından yarım A4 zarfı bana Ankara'ya gönderilmek maksadıyla verdi. 'Bunu Gürkan'a gönder' dedi. Gürkan (Gökhan Ertok), 2017 yılından beri valiliğin sosyal medya hesapları ile ilgili retweet gibi işlemleri yapan, sosyal medya üzerine hacker tarzı bir kişi olduğunu bildiğim şahıstır."

Zarfı diğer koruma veya şoför arkadaşlarına vererek otobüsle Ankara'ya gönderdiğini belirten Eroğlu, "Sonrasında Vali bey bana aynı gün 'zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku'nun sim kartı olduğunu, son sinyalinin neresi olduğuna, içerisinde ne olduğuna bakması maksadıyla gönderdiğini' söyledi. Gönderdiğim zarf ile ilgili vali bey 'ne oldu sim karta bakabildi mi sinyal falan var mı?' diye sorunca ben de Gökhan'ı aradım. Bana 'bakıyorum, zaten rapor haline getirip göndereceğim' dedi" ifadelerini kullandı.

Eroğlu, sim kartın daha sonra yine otobüsleGökhan Ertok tarafından Tunceli'ye geri gönderildiğini ve kendisinin zarfı Vali Sonel'e teslim ettiğini belirtti. Sim kart üzerinden Gülistan Doku'nun Instagram hesabına girilerek mesajların silindiği yönündeki iddialara ve Ulusal Kriminal Büro raporuna karşı ise Eroğlu, zarfın içeriğini ve şifreleri bilmediğini iddia etti.

Gökhan Ertok'un Vali Sonel'in talimatıyla kendilerine iki ayrı konum attığını belirten Eroğlu, bu konumlara gittiklerini doğruladı:

"Vali beye bilgi verdim. 'Gidin bi bakın şu konumlara' dedi. Atatürk Mahallesinde bulunan Öğretmen evinin Elazığ istikametinde yolun alt tarafında suya yakın bir bölge ile Tunceli-Kovancılar Yolu üzeri Uzunçayır Barajı üzerindeki Köprü karakolunun karşısındaki toprak yola girdik. Yanımda Akın Gül ve Emre Başel vardı. Vali beyi arayıp bir şey yok dedikten sonra dönüşe geçtik."

Eroğlu'na Gökhan Ertok ile 18 Ocak 2020 tarihinde saat 09.14 ile 17.07 arasında yaptığı 184 saniye, 233 saniye, 197 saniye, 105 saniye, 9 saniye, 16 saniye, 1003 saniye, 198 saniye, 341 saniye, 63 saniye, 19 saniye, 111 saniye, 9 saniye ve 74 saniyelik yoğun telefon görüşmelerinin içeriği de soruldu. Eroğlu, görüşmelerin içeriğini hatırlamadığını, vali talimatlı aramalar yaptığını ve bunların sim kartın sinyal bilgileriyle ilgili olabileceğini söyledi.

OLAY GECESİ KÖPRÜDEKİ HTS (BAZ) SİNYALLERİ VE KAMERA SİLİNME İDDİALARI

Sorguda, Tunceli'deki kamera kayıtlarının silinmesi ve şüphelilerin HTS kayıtları arasındaki örtüşmeler detaylı olarak Eroğlu'na yöneltildi. Gülistan Doku'nun kaybolduktan 2 gün sonra Aselsan görevlisinin 155'i arayarak "Tüm K noktalarında kamera değişimi olacak" diyerek tüm şehri ve köprüyü gören kameraların kayıtlarının neden alınmadan değiştirildiği ve bu talimatı kimin verdiği sorusuna Eroğlu, "İlk kez duyuyorum, koruma olmam nedeniyle bilmem mümkün değildir" yanıtını verdi.

Ulusal Kriminal Büro tarafından incelenen 21 numaralı hard diskte, 5 Ocak 2020 saat 09:46'da viyadük görüntüsünün tespit edilmesine rağmen, Emniyet görevlilerinin 17 Ocak 2020'de "köprüyü gören kameranın aktif olmadığına" dair düzenlediği tutanağın sahte olduğu iddiaları ve "kayıtların silinmesi talimatını kim verdi, Gülistan Doku'yu koyu renk SW bir araç mı köprüden aldı?" sorusu karşısında Eroğlu yine bilgisinin olmadığını savundu.

Eroğlu'na yöneltilen en kritik sorulardan biri HTS çelişkileri oldu. Daraltılmış baz raporuna göre, Gülistan Doku'nun en son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında 5 Ocak 2020 günü saat 21:12 ile 22:20 arasında Eroğlu'nun bulunduğu tespit edildi. Aynı bölgede saat 22:08 ile 22:11 arasında Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in ve 19:28-21:36 arası Umut Altaş'ın da bulunduğu, 22:30 sıralarında Umut Altaş ile Mustafa Türkay Sonel'in kullanımındaki BMW marka aracın o bölge PTS'sinde fotoğraflı kaydı olduğu belirtildi.

Eroğlu, Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonelile olay gecesi köprüde birlikte olduğu tespitini kesin bir dille reddederek, "Ben tespiti yapılan bu hususla ilgili o bölgeye gitti isem tek gitmedim, gittiysem veya geçtiysem de ekipçe program gereği Vali Bey ile birlikte gitmişimdir" savunmasını yaptı.

Eroğlu'nun 9 Ocak 2020 ve 17 Ocak 2020 tarihlerinde Pertek ilçesinden, Termal Otel ve Korluca Köyü arasında kalan bölgeden uzun süreli baz verdiği tespiti üzerine, bu bölgeye hangi araçla ve kimlerle gittiği soruldu. Ayrıca 13 Ocak 2020 Pertek Koçpınar Köyü'nde neden bulunduğu, cesedi gömmek için keşif yapıp yapmadıkları yönündeki soruya Eroğlu, "Ben bu köye kesinlikle hiç gitmedim. O bölgeye gitti isem ya da geçtiysem ekipçe ve Vali Bey ile birlikte gitmişimdir. Ceset gömmek ve keşif yapmak suçlamasını asla kabul etmiyorum" diyerek yanıt verdi.

Eroğlu ayrıca, valinin kullandığı aracın tahsisli olduğunu, kendisinin de kendi üzerine kayıtlı olan aracı ve 2020'de aldığı Opel Insignia'yı kullandığını, dosyada adı geçen Filiz Tunç adına kayıtlı aracı hiç kullanmadığını ifade etti.

Vali Sonel ile gittiği bir "ceset teşhisi" olayını da anlatan Eroğlu, ihbar üzerine 4 araçlık bir ekiple Sarısaltuk Viyadüğü yakınına gittiklerini, valinin önden giderek cesede baktığını ve "Gülistan değil" dediğini, cesedin başka bir kayıp kadına ait çıktığını belirtti.

AVUKATIN SAVUNMASI: SADECE VALİNİN TALİMATLARINI UYGULADI

İfadenin sonunda söz alan Şükrü Eroğlu'nun avukatı Ahmet Nakşioğlu, müvekkilinin soruşturma boyunca yargı makamlarına yardımcı olduğunu, telefon şifresini kendisinin verdiğini ve iletişim kayıtlarını silmediğini vurguladı.

Nakşioğlu savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"Müvekkilin valinin ailesine isnat edilen suçla ilgili bilgisi olması halinde valinin böyle bir tutumda olmayacağı açıktır. Müvekkil 2020 yılından sonra olağanın dışında tek bir faaliyeti söz konusu değildir. Gökhan isimli kişiye valinin talimatıyla yaptığı sosyal medya işi karşılığında verilen ücret 2017 yılından itibaren verilmektedir. Dolayısıyla MASAK raporunda belirtilen cüzi miktarlar asla suça ilişkin değildir. Müvekkil içinde sonradan sim kart olduğunu öğrendiği zarfı gizli saklı kaçak göçek bir şekilde değil, maiyetindeki bir personele vermek suretiyle sadece vali talimatını uygulamıştır. Gökhan'ın belirttiği konumlara gizli saklı değil koruma ekibi ekip olarak gitmiştir. Müvekkilin evli ve 2 çocuklu olduğu gözetildiğinde tıpkı geçmişte Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi masum insanları medya önünde suçluymuş gibi davranılmasını savcılığımızdan talep ederiz."

Tutanak, şüpheli Şükrü Eroğlu ve avukatı tarafından okunarak imzalandı. Gülistan Doku cinayeti dosyasındaki soruşturma genişleyerek devam ediyor.

 
 



KAYNAK:Medyaradar

İLGİLİ HABERLER