FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ! İŞTE TRUMP’IN VENEZUELA OPERASYONUNUN İNANILMAZ GERÇEK NEDENLERİ VE PERDE ARKASI!

ABD Başkanı Donald Trump’ın emri ile Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yapılan operasyonun tüm detayları ortaya çıktı.ABD’de yaşayan tecrübeli Türk gazeteci Mustafa Tanyeri,elde ettiği özel bilgilelerle dünyada insanları şaşırtan,ancak devletleri ayağa kaldırmayan operasyonun inanılmaz gerçeklerini tek tek yazdı.

İşte gazeteci Mustafa Tanyeri’nin sosyal medya hesabından paylaştığı o düşündüren gerçeklerle ilgili yazısı…

 

VENEZUELA OPERASYONU HAKKINDA 

ÇOK ÖNEMLİ KULİS BİLGİLERİ

Şöyle biraz yaklaşın lütfen, bu söyleyeceklerimi kolay kolay başka yerlerde duyamazsınız. Haberlerde falan konuşulmayan çok özel bilgiler. Kaynaklarımız da çok sağlam. Kıymetini bilin derim, herkes anlatamaz bunları.
 

Madde madde anlatıyorum:

1- Venezuela operasyonu tamamıyla petrole çökme amacıyla yapıldı. Kimse anlamsız komplo teorileri üretmesin.

2- Yaklaşık 8 ay önce planlamaya başlandı ve Temmuz ayında harekete geçildi. SiAyEy'in organizasyonunda, zaten içeride olan muhaliflere ek olarak yaklaşık yüz civarında bir ekip ülkeye sokuldu. Önemli bir bölümü de Güney Amerika kökenli, gayet iyi İspanyolca konuşan kişiler.

3- Harekete geçilmeden kısa bir süre önce, 1 Ocak'ta Trump'ın evinde son toplantı yapıldı. Buradaki toplantıda bazı Venezuelalı önemli şahıslar da katıldı Rusya ve Çin de bilgilendirildi. (Rusya'nın bir adamının da o toplantıda olduğu söylendi ama emin olamadığım için kesin diyemiyorum.) 
Çünkü, 2 Ocak'ta Çin'den gelen bir resmi heyet, Maduro ile görüşmüştü ve o gece Caracas'ta kalacaklardı. Heyetin muhtemel çatışmalardan etkilenmemesi için olay yerinden uzak bir noktada gecelemesi sağlandı.

4- Maduro'nun yakın koruma birliğinde hiçbir Venezuelalı yoktu. Tümü ağırlıkla Kübalı ve biraz da Ruslardan oluşmaktaydı. Rusya da kendi az sayıdaki korumalarını o gece Maduro'nun yakınından çekti. Peki Putin buna niye itiraz etmedi? Maduro ile yıllardan beri müttefik değil miydi? Çünkü, Putin'in de Zelenski'ye bir suikast planı ve Ukrayna'ya dönük daha ağır bir füze saldırısı planı var ve Trump'ın harekatının, kendisine de meşruiyet kazandırabileceğini düşünüyor. Maduro'nun işinin bittiğini anladığı için, aynen Suriye'de Esad'dan vazgeçtiği gibi, Maduro'dan da vazgeçti.

5- 3 Ocak saat 02.00 gibi (Venezuela saati) düğmeye basıldı ve Yaklaşık 150 kişilik bir saldırı timi Maduro'nun kaldığı bölgeye indirildi. Ama aynı zamanda içeride aylar öncesinden yerleştirilmiş ajanlar da silahlı şekilde operasyona destek verdiler ve Maduro'nun korumalarına ilk ve en ölümcül darbeyi bu grup indirdi. Delta Force timinin nereye ineceği, o çevrenin planları ve anlık durum video ile komuta merkezine bu ekip tarafından aktarıldı. Tamamı Kübalılardan oluşan koruma birliğinden yaklaşık 80 kişi açılan ateşle etkisiz hale getirildi ve bunun yarısı kadarının da öldüğü değerlendiriliyor. Bütün bunlar olurken Maduro elbette uyanıktı ve durumun vahametini anladığı için hiç direnmeyerek teslim oldu.

6-Venezuela'da bazı yetkililer önceden ayarlandığı ve kendilerine "kimseye bir şey olmayacak, sadece Maduro'yu alacağız" denildiği için bu operasyona asker ve polisten karşılık gelmedi. Çatışmalarda Amerikan timinden yaralananlar oldu ancak ölen olmadı.

7- Petrol operasyonunun arkasında, Trump'ın başkanlığına büyük maddi destek veren ve liderliğini Exxon Mobil'in yaptığı şirketler var. Ancak bu sefer Trump'ın büyük oğlu Don Jr'ın da işin içinde olduğu ve petrolcü konsorsiyumunu temsilen, adlarını duyduğunuzu hiç sanmadığım 3 kişinin, adeta Mar-a-Lago'da yatıp kalktığı ve Don Jr ile yapışık dördüzler gibi bir arada olduğu söyleniyor. Bunlar Anthony "Cenchi" Beach,  Harold Hamm ve Harry Sargeant. Yani ortada çok ciddi bir organizasyon var, şaka değil. Bu şahıslar, Amerikan petrol ve enerji sektörünün baronlarından.

8- Beni şaşırtan husus, böyle bir umursamazlıkla hazırlanan planın, Kongrede tepki ile karşılanıp, baltalanmayacağına nasıl bu kadar güven duyuyor ve Amerikan ordusunu bu kadar açık şekilde bir petrol konsorsiyumu için kullanabiliyorlar. Önümüzdeki günlerde, Kongredeki oturumlarda ve basına yansıyan demeçlerden durumu anlamaya çalışacağım.

9- Rusya ve Çin'e, Trump tarafından Ukrayna ve Taiwan için ne gibi tavizler verildiği tam olarak belli değil. Rusya'nın ve Çin'in ilk açıklamaları, sizin de gördüğünüz gibi hiç de sert olmadı. BM Güvenlik Konseyi'nin toplantıya çağrılması, standart bir prosedür. Belki de Trump tarafından bu iki ülkeye 
"Batı küresi benim, Doğu küresi sizin" denmiş olabilir mi diye konuşuluyor. Adına  da
DONROE Doktrini deniyor.
(Monroe Doktrininin Donald versiyonu)

10- Venezuela harekatı, dünya için hiç de iyi olmadı; başka taraflarda yeni kötülüklere yol açacağı endişesini Amerika'da dile getirenler var. Yakın vadede benim endişem Ukrayna ve Taiwan hakkında. Umarım yanılırım. Türkiye'nin de bu yeni duruma dönük politik konsept çalışmaları yapması gerekiyor. Dünyanın en güçlü ülkesi bir çetenin eline geçmiş bulunuyor. Eğer Kongre gerekeni yapamazsa, başka kötülükleri de görebiliriz; Grönland, Küba, Kolombiya'da bazı sıkıntılar çıkabilir. Bunun ekonomik yansımalarına hiç girmiyorum bile. O da başka bir baş ağrısı.

KAYNAK: @TanyeriMustafa

İLGİLİ HABERLER