ABD’NİN İRAN HAMLESİ: BU SEFER GERÇEK SAVAŞ BAŞLIYOR!

Gazeteci ve Dış Politikalar Uzmanı Bekir Atacan'ın analizine göre, ABD’nin İran’a yönelik stratejisi yalnızca askeri bir müdahale değil; enerji kaynakları, petrol ticareti ve küresel finans akışını yeniden şekillendirmeyi hedefleyen uzun vadeli bir güç mücadelesinin yeni aşaması olarak değerlendiriliyor.

YAZI:BEKİR ATACAN 

(GAZETECİ VE DIŞ POLİTİKALAR UZMANI)

 

 

 

HEDEF: PETROLÜ ELE GEÇİRMEK

ABD’nin İran’a karşı stratejisi, “kitle imha silahları” bahanesinin çok ötesinde. Bu, yüzyıllık bir dış politika çizgisinin enerji kaynakları ve küresel petrol ticareti üzerindeki tam hakimiyet amacıyla yeniden sahneye çıkışı.

Washington’un hedefi net: İran petrolünü kontrol altına almak ve ya kendine bağlı bir rejime ya da Amerikan şirketlerine devretmek. Ardından, Arap OPEC ülkelerinde kaos yaratarak aynı kontrolü bu ülkelere de dayatmak… Böylece küresel petrol piyasasında tam egemenlik sağlanacak.

Artık “tehdit et–geri adım at–barış umudu” oyunları yok. Sahneye çıkan, kara ve hava unsurlarını birleştiren gerçek bir saldırı. Hedef, İran’ın enerji altyapısı ve petrol kaynakları.


İRAN’IN MİSİLLEMESİ KAPIDA

İran, Amerikan işgalini destekleyen ülkelerin enerji altyapılarına ve ekonomilerine saldırarak karşılık verecek. Bu hamle, sadece bölgesel dengeleri değil, küresel petrol piyasalarını da doğrudan sarsacak.

 

PLAN YILLAR ÖNCE HAZIRLANDI

ABD’nin saldırı planı uzun zamandır masadaydı. Amaç, İran rejimini ABD’nin istediği biçimde yeniden şekillendirmek ve petrol kaynaklarını kontrol edebilecek bir “Yeltsin benzeri” liderin iktidara gelmesini sağlamak.

Bu strateji yalnızca tesisleri hedef almakla kalmıyor; ihracatçı ülkelerin yönetimleri ve politikalarını da kontrol altına almayı kapsıyor. Enerji, ekonomik bir silah olarak kullanılacak.

 

KÜRESEL KONTROL: ENERJİ VE FİNANS

Petrolün kendisi kadar, ihracat gelirleri ve bu gelirlerin devlet tahvilleri ya da şirket hisseleri aracılığıyla ABD’ye dönmesi de hedefleniyor. Bu strateji küresel ekonomik dalgalanmaya yol açsa da, Washington enerji ve piyasalar üzerindeki kontrolünü kaybetmek istemiyor.

 

TARİHTEN DERSLER

Avrupa ve Asya ülkeleri bu savaşı kendi savaşı olarak görmeyebilir; ama ABD, kontrol edemediği petrol tesislerini izole edip kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek için kararlı.

1930’ların sonundaki küresel oyunları anımsatan bir tablo söz konusu. 1970’lerde savaşa karşı çıkan bazı generaller vardı; bugün ise Wall Street’ten ordunun birimlerine kadar yaygın bir uyuşukluk hâkim.

ABD-İran savaşı, ekonomileri ve toplumları doğrudan içine çekecek gibi görünüyor.

 

SON SÖZ: AÇIK VE KORKUTUCU

Her şey ortada; ama çoğu hükümet için bu açıklık öylesine korkutucu ki, düşünmek veya karşı koymak neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.

 

ETİKETLER:
#ABD
#İran
#Petrol
#EnerjiSavaşı
#Ortadoğu
#Jeopolitik
#KüreselEkonomi
#EnerjiGüvenliği

İLGİLİ HABERLER