ADALET ARAYAN FEHMİ ÖZTÜRK’DEN KAN DONDURAN AÇIKLAMALAR!

Türkiye onu,benzeri kitaplarda dahi yazılmayan, filmlerde bile yaşanmayan,adli kayıtlarda da bu güne kadar hiç görülmeyen kumpaslarla ,”50 milyon dolar dolandırılan iş insanı” olarak tanıdı.Elinden alınan şahsi ve ailesinin mal varlığı için,”namlunun ucunda” adliye adliye dolaşarak 7 yıldan beri adalet aradı.Hukuktan vazgeçmeyen ve haklı olduğunu ispatlamak için gece gündüz mücadele veren iş insanı Fehmi Öztürk,yüzlerce tehdit ve yeni kumpaslara da direndi.Yetmedi tam 5 kez öldürülmek için yapılan silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu.”Adaleti arayan adam” olarak tanınan Fehmi Öztürk,katıldığı son televizyon programında,duyanları şoke eden açıklamalar yaptı.

MEVLÜT YÜKSEL/SONGAZETECİ


 


 Akit Tv’de yayımlanan “Gün Başlıyor” Programı’na konuk olan iş insanı Fehmi Öztürk başına  gelen inanılmaz olaylardaki son gelişmeleri anlattı. İş insanı Öztürk açıklamasında,kamuoyunda “50 milyon dolarlık dolandırıcılık ve kumpas” olarak bilinen davaların, Büyükçekmece Adliyesi’nde savcılığın hazırladığı bir fezleke  sonrası, artık kendi davaları  değil,devleti ilgilendiren davalar olduğunu söyledi.


 

İŞ İNSANI FEHMİ ÖZTÜRK ANLATTI

SUNUCU ŞAHİN ŞAŞIRDI KALDI!


 


 Mağdur iş insanı Öztürk,kendi açtığı davalarla ilgili olarak başta işlenen cinayetler, alınan rüşvetler,verilen sahte mahkeme kararları ile yine kendisine uyuşturucu ve haber kumpası kurularak,öldürülmesi sonucu nasıl karalanacağını ekranda tek tek anlattı. Akit Tv sunucusu Murat Şahin’in zaman zaman şaşkınlık cümleleri ile araya girdiği,son yılların en dikkat çekici adli olaylar zincirini Fehmi Öztürk şöyle anlattı.

 

Murat Şahin: Ocak ayının son gün başlıyorum da çok önemli bir ismi stüdyomuzda ağırlıyoruz. Bir mücadelenin içerisinde, bir hak mücadelesinin içerisinde, yıllardır sesini duyurmaya çalışıyor. Bu uğurda dayak yedi,hemde ölüresiye dövüldü, defalarca ölüm tehditleri aldı. Kendi canından vazgeçti. Ailesi,eşi, çoluk çocuğuyla tehdit edildi. Cinayetler işlendi. Kamuoyu o ismi 50 milyon dolarlık kumpas davasıyla hatırlıyor. Ve bu aslında bir kaç kişi arasında yaşanan bir hadise değil. Yüzlerce, belki de binlerce insanı mağdur eden bir noktaya varmış durumda. İş insanı Fehmi Öztürk stüdyoda konuğumuz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

 

 “NAMLUNUN UCUNDA” ADALET ARAYAN 

İŞ İNSANI FEHMİT ÖZTÜRK ANLATIYOR!

 

Fehmi Öztürk: Hoş buldum Murat Bey, teşekkür ediyorum.

 Murat Şahin: İnsan bazen umutsuzluğa kapılıyor değil mi efendim? Umutsuzluğa kapılıyor, ama burada Allah'a tam bağlılık varsa, elbette gün geliyor karanlıklar aydınlanıyor. 

 Fehmi  Öztürk: Samimi itiraf edeyim, ben hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım. Yani hiçbir zaman… 

Murat Şahin:Evet… 

Fehmi Öztürk:Umutsuzluk önce hakka, hukuka, adalete inanan insanın işi değil. Onun için ben hiç umutsuz olmadım. Hep adalete güvendim. Adaletin kendi içindeki dinamiklerine güvendim. Adaletin kelime anlamına, hak, hukuk kavramına inandım. Onun için bugün buradayım. Çok huzurluyum…Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan bugün ayrı bir gurur duyuyorum. Devletimiz çok güçlü, devletimizin hizmet edenleri çok güçlü. Elbette hukuki görünüm içerisinde farklı yönlere gidenler de bu olayda gözüktü artık. Ama esas gerçek şu ki, adalet dimdik ayakta…

Murat Şahin: Kesinlikle…

Fehmi Öztürk: Hiç kimse, şu feyze kapılmasın. “Benim bir hakkım var da, ben bu hakkımı alamam.” Ama her yolun yapılmadan önceki eziyetini görmek lazım. O yol nasıl meydana geliyor bunu bilmek lazım. Biz bu yoldan yürüdük geldik bugünlere çok şükür. Bizlere bu imkânı verdiğiniz için yıllardır bizi sesimiz olduğunuz için ben AKİT TV ailesine ve bütün çalışanlarına, şükranlarımı, minnetlerimi sunuyorum. Bugün benim için özel bir gün…

 

Murat şahin: Estafurullah.Evet, oraya geleceğiz…

 

Murat Şahin: Şimdi ben aslında soracaktım, sözünüzü kesmek istemedim. Sizin takım elbisenizi görüyoruz. Yani yayınlarda filan.... Burada Türk bayrağı var, rozet var. Yani o kadar zorlu süreçlerden geçtiniz… Hiç devletinize, milletinize olan güveninizi kaybetmediniz mi?

Fehmi Öztürk: Ya o bayrağın içinde benim dedem var, atam var, atalarım var, köklerim var, ecdadım var... Yani o benim her şeyim. O varsa ben varım, o yoksa ben yokum. 

 

Murat Şahin: Kesinlikle…Peki efendim,” Namlunun ucundaki hukuk mücadelesi” Şimdi orada yazdığımız başlık bu…İsterseniz o süreci kısaca bir hatırlatın bize…

 

Fehmi Öztürk: Şimdi efendim, bu artık kamuoyuna, Türkiye gündemine, hatta artık son gelinen aşamada, yargıya da mal oldu. Hatta son gelinen aşamada, artık Fehmi Öztürk 50 milyon dolar kumpas davasının tarafı değil….Devlet üstlendi artık son çıkan iddianameyle…Devlet,dedi; "Sen artık bu işin ben 50 milyon doların mağduruyum. Yani mağdur tarafıyım şu anda. Sonuçta bu mağduriyeti de yine devlet,ben çıkartacağım ortaya dedi. Bu iddianameyi yazdı.

Ağır cezaya gönderdi. Birleştirilmek üzere ağır ceza. Evet, ağır cezaya gönderdi ve bundan sonra artık şeffaf bir şekilde bunlar yürüdüğü zaman kamuoyu iş insanları hatta sivil toplum örgütleri öyle bir olaylarla karşılaşacak ki gerçekten yer yerinden oynayacak. Gerçekten siyasete girip de siyasetin içerisinde tertemiz ak isimleri kullanıp o isimlerin içinde ne karalıklar, ne karanlıklar çeviren siyasetçiler çıkacak bu işin içinden.

İnşallah adamları konuşmasın diye nasıl öldürttürdüklerinin isimleri çıkacak bu işin içinde. Yuvaları, ocakları nasıl söndürdükleri, babayı evlatla beraber nasıl darp ettirdiklerini...Eee delilleri, kanıtları çıkacak.

Devletin yap sistemini, devletin eee kamu görevlilerini nasıl o işin içinde kullanıldığını, devletin ana damarlarına bile zarar verme pahasına ne yolsuzluklar yapıldığını bu işin içinde bu davanın sonunda göreceğiz elbet, Çok ağır ithamlar.

Bu yüzden herhalde ağır ceza. Tahmin yok. Belge var artık. Artık devlet dedi ki devlet denetledi. Devlet iş dinamikleriyle yargısını denetledi. Bugüne kadar yapılan bütün o takipsizlikleri, bazı yerlerde işte dolaplar çeviren dolapçılar var bu işin içinde. Onları böyle milyonlarca doları verip dosyaları ters düz ettiğini. Şu tepkili

konuşuyorsunuz. Bunların hepsini bizde itham yok artık. Belge. Ben bunların hepsini devlete sundum ve işin en acı tarafı yargının en üst.

Böyle kan can damarları. Yani insanın şahdamarı olur ya, şahdamarında oturan insanların isimlerini fütursuzca kullanarak. Yani gitmiş tabi gitmiş çayını içmiş. Onun eski tanışıklığından dolayı çağırmış. 

-Efendim ben sizi Ankara'ya geldim, ziyaret edeceğim.

Gitmiş çayını içmiş ama kapıdan çıkınca adama demiş. Ben senin işini hallettim ver bana indir buradan. Bunların belgesini, bilgisini, hepsini yüce Türk yargısına teslim ettik. Bunların hepsi teker teker çıkacak.

Murat Şahin: Bizi, çoluk çocuğumuzu bizden gasp ettikleri dolarlarla nasıl yargının içine sızdıklarını yüce Türk milleti adım adım seyredecek bunları. Temkinli konuşuyorsunuz. Konu yargıda olduğu için anladığım kadarıyla temkinli konuşuyorsunuz.

Fehmi Öztük: Yani isim verme konusunda- İsim yok artık. Ben artık biraz önce de dedim ya, ben ne ismin tarafıyım artık ne suçlunun, ne masumun. Ben de bu dosyanın içinde müşteki sıfatıyla katılan sıfatıyla yerimi almışım.

Bu saatten sonra tamamen devletin. Devlet-- Çünkü bu iddianame- Şurada yumuşatmışsınız. Devlet denetimiyle çıkmış. Devlet denetimiyle. Eee yargının Ben yokum diyorum bu işin içinde artık. Yargının içindeki net bilirkişi sistemini sorgulattıracak şekilde, kâtip sistemini sorgulattıracak şekilde.

Tabii sahte kararlar, sahte imzalar. Yani mahkeme başkanı izindeyken sahte karar çıkartmış. Mahkeme başkanın izinde olduğu gün o karar var. Kararın içeriğine kendilerini koymuşlar. Ve bunları koruyan, bunların dosyalarına takipsizlik verenler. Bu dosyanın içinde çıkacak artık. Evet, bu söyledikleriniz yargıya olan güveni sarsabilecek eylemler, faaliyetler.Yargıya olan- Aksine aksine- Başka yere bağlayacağım.Yargıya olan güven sorgulanmaya başlanırsa bireyler, insanlar devlete olan güvenini kaybeder.

Sizin bahsettiğiniz şu yamanlar milletle devlet arasındaki o bağı zedeleyen kişiler aslında. İşte hukuk görünümlü, hukukun üstüne çıkmaya çalışan, toplumu adalet duygusundan yoksun bırakmaya çalışan güruh bunlar.

Bunlar öyle hukukçu kimliğiyle varlar, işadamı kimliğiyle varlar. Siyasetçi kimliğiyle varlar. Eee işte mali müşavir. Ya bu işin iktisadi durumu ortaya çıktığı zaman devletin bu işte milyonlarca dolar kaybı var.

Devlet bunu tespite, devlet- Ee tabii bu işte, bu işte devletin kaybı var. Büyük kaybı var. Devletin evet, devlet buna da el koydu şu anda. Yani bugün yedi yıldır, sekiz yıldır yüzlerce ben bu zamana kadar benim davalarımda somut delil yok.

Soyut iddialar öyle böyle işin detayına girilmeden. Ya düşünebiliyor musunuz? Bir topluluk bir karar vermiş, sahte sözde tahkim adı altında. Bu kararla senetler almış. Bu kararla şirket hisselerini almış.

Bu kararla senin yüz yirmi tane ailenin yerlerini yıkıp kentsel dönüşüm projesine çökmüş.Ve bunu aile yani yüzlerce kişiye- Tabii bunu yüce Türk adaleti Yargıtay'dan onanarak ilam haline gelerek yok hükmünde saymış.

Demiş ki sen kanun tanımamışsın, hukuk tanımamışsın, kamu düzenine aykırı hareket etmişsin. Mvkanın bir çok hükmünü yerine getirmemişsin, kurallara uymamışsın demiş. Yok saymış bunu. Bunu yok saydığı günden bu yana sen almışsın o malları başka yerlere satmışsın.

Başkaları yani cinayetlerde kullanmışsın, adamda öldürmekte kullanmışsın. Hala cinayet işletmek için planlar yapmaya çalışıyorsun. Daha hâlâ öldürttürmek için listede adamlar var. Bunların hepsi yüce Türk devletinin artık savcısında, hakiminde, mahkemesinde.

Yani diyorum ki kamuoyu şok olacak, şok olacak.Adamın milyonlarca lira parasını almışlar. Adam cezaevine girmiş. Yurt dışında adamı öldürttürmeye çalışıyorlar şimdi. Beni yurt dışında vurdurmaya çalışıyorlar ve benim vurulduğum gün gazete manşetlerini de hazırlamışlar.

Biliyorsun arabama kumpas koyup- Düşsünüz oraya getirecekler. Ceza aldırdılar ama çok şükür bozuldu. Yeniden yargılanıyoruz. Yargı sürecinde olduğu için de bu konuda

yorum yapmak istemiyorum ama. Onlar bile benim vurulduktan sonraki gazete manşetlerini böyle sözde gazeteciler gönderip Romanya'da dolandırıcı haberleri yaptırıp işte Bosna Hersek'te, Amerikan sitelerinde, Kıbrıs sitelerinde benim hakkımda yaptıkları hâlâ bu haberleri ben kaldırtamadım da yani bulunduğum köyde bunları kaldırdırmıyorlar.

Onları da baskılıyorlar. Niye? Bunlar lazım onlara yarın. Ben tabii ben vurulduğum zaman.Yok bu adam zaten işte uyuşturucudan ceza almış bu adam zaten. Hayatımda,

hayatımda görmediğim uyuşturuyu kullanmayı görmediğim o gün gümrükte gördüm, görmedim Onu soracaktım.

Buradaki amaç ne?Buradaki amaç ben vurulduğum zaman öldürüldüğüm zaman. İşte biliyorsunuz uyuşturucu bağlantısı onlar için ağır ceza gibi. Mahkemeden de iki yıl kullanmak için bulundurmaktan ceza, kesin ceza almışım. İşte- Anayasa Mahkemesi-diyorum ya adalete güveneceksin. Adalet kendi içinde, kendi dinamiğinde. Hepsinin gün yüzüne çıkıyor. Onun için diyorum 50 dolarlık kumpas davası artık Fehmi Öztürk'ün davası değil çok şükür.

Kamunun davası, kamuoyunun davası, Türk yargısının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yargısının. İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın e uzun yıllardır süregelen yargıda şeffaflık eee söylemleri, kamuoyuna açıklamaları var.

Öyle adalet diyor. Adalet Bakanlığımızın yargı reformunda sürdürülebilirlik, bir iradesi var. Yani bütün bunlar artık Türkiye Cumhuriyeti'nde görüyorsunuz artık savcıların mallarına el koyuluyor. Lakin yani yarın bir gün bu işleri yapanlar kurtulamayacaklar mı?

Bu işte bir de bu zamana kadar birlik oldular ya. Bu işin kaçışlarına tanık olacak bu vatandaş. Bu millet İşte az önce söyledin yani yargıya olan güven zedelenirse halkın, vatandaşın devletine olan güveni zedelenir.

Devlet bunu müsamaha etmiyor. Kim olursan ol diyor. İster belki sana yetki verdim, Savcı ol ister hakim ol. Bu iddianameyle bunu neticelendirebiliyor muyuz? Kim olursan ol, Devlete olan bakış açısını zayıflatamazsın, insanların güvenini zayıflatamazsın.

Bu önemlidir. Başbakan Erdoğan bunu yapıyor, Adalet Bakanımız bunu yapıyor. Şimdi şuraya gelmek istiyorum. Ben bütün emeği olanlara- Türkiye'de adalette bütün emeği olanlara, bu memleketin hak, hukuk, adalet için gece gündüz mücadele eden yargı mensuplarına teşekkür ediyorum.

Gerçekten de her şeyin içinde, her şeyin ailenin içinde de eee değişik yollarda gidenler var. Ama işin özü hak, hukuk, adalettir Zor anlaşıldığım söz bana özgü bir söz değil ama. Yani her alanda, her sektörde çürük elmalarda karşılaşmak mümkündür. Önemli olan o çürük elmaların temizlenmesidir. Mesela Sağlık Bakanımız bu çağrıya çok net cevap vermiştir. Sağ olsun var olsun. Devlet büyüklerimiz, ilgili isimler, bakanlarımız bu konuda çok hassas davranıyorlar. Fehmi Öztürk'ü o uyuşturucu kumpasına tutturabilselerdi- Cezaevine attırabilselerdiOrada öldüreceklerdir. Öldürttüreceklerdir. Adam şimdi daha kamuoyuna ileri ki dönemlerde. 

Murat Şahin: Cinayet girişimci, cezaevinde mi şu anda?

Fehmi Şahin: Yok daha. Cezaevindeki adam öldürttürülmeye çalışılıyor şu anda. Pazarlıklar yapıyor. Adam, beş yüz milyon parası alınmış adamın. Adam şimdi bile öldürttürülmeye çalışılıyor. Bu ekip bunun mücadelesi ediyor şu anda.Ama biz bunların hepsini Yüce Türk adaletine teslim ettikten sonra-

 

 

 

 

 

 

 


 

İLGİLİ HABERLER